Taciser Ülkü LEVENT | Hepimiz suçluyuz!

Birkaç gün önce, bünyesinde bulunduğum sivil toplum örgütüne bir olay yansıtıldı, kanım donarak dinledim.  Çözüm üretmek üzere harekete geçtim ve gerekli yönlendirmeleri yaptım. Ancak gelinen noktada içim acıyarak gözlemliyorum ki, tüm şiddet ve istismar olaylarında; duyan, bilen, susan, harekete geçmeyen herkes SUÇLU!

twitter: @AvTaciser facebook:taciserülkülevent

Yani hepimiz suçluyuz!

Aynayı kendimize tutmadan ve gereken adımları atmadan hiçbir iyileşme göremeyeceğiz

Hikaye şu şekilde;

Bozüyük’te ileri derecede zihinsel engelli bir kız çocuğu bundan bir süre önce köyde tecavüze uğruyor.  Tecavüz edilen kızı kendinden yaşca büyük bu adamla evlendiriyorlar. Aslında sözde bu suçu meşrulaştıran evlilik kılıfını uygulamaya sokuyorlar. Sözde eşi bir süre sonra bakmayı bırakıp bu kızı terkedip gidiyor ve bu sırada kızın annesi ve babası da vefat ediyor. Kız, abisi ile yaşamaya başlıyor. Son 15 yıldır abisi bu kıza tecavüz ediyor. Yani ensest bir ilişki oluşuyor.  Olayı öğrenen sosyal hizmet uzmanları  çeşitli merciilere başvuruyorlar ancak hiçbir sonuç alamıyorlar… Bu arada kız hamile kalıyor. Yani abisinin çocuğunu doğuruyor!!!!  Bizzat Kaymakam; “ aaaa o olay mı, o kişi mi “ diyerek olayı YOK sayıyor.

Kadın şu anda 35-40 yaşlarında, abisi 45 yaşlarında …Bebek koruma altına alınmış ve kuruma yerleştirilmiş. Ancak bu engelli kadın hala abisi ile aynı evde ve abisinin tecavüzüne uğramaya devam ediyor. Ve buna tüm Bozüyük, okumuşu, okumamışı, devlet görevlisi herkes şahit olduğu gibi müdahale de etmiyor.

Birkaç yüz km ilerisi başkent Ankara…. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı burada. 183 numaralı telefon hattı sadece bir tuşa bakıyor. Bu devletin savcısı, polisi var…jandarması var….

NEDEN SUSUYORUZ!

Neden göz yumuyoruz! Neden bu kızın bu şekilde yaşadığı travmayı engellemiyoruz.

Bu kadar mı umursaman ve kötü olduk biz!!!! Bu kızın suçu ne? Doğan bebeğin suçu ne? Bizim insan olarak hiç mi sorumluluğumuz yok? Vicdanımız yok!

Biliyor muyuz ki; bilerek susan veya ihbar etmeyen herkes tecavüzcü kadar suçlu….

Ve aynı şekilde cezalandırmayı hak ediyor.

Yapılan sosyal projelerin her biri fotoğraf vermek için yapılmadığı, gerçekten köklü eğitim ve çözüm  ile bir yol kat edildiği sürece anlam taşır.  Herkes elini taşın altına koymalı. Bananecilikten vazgeçmeyi, bu toplumun her hücresine yapılacak bir destek ile fayda edebileceğimizi öğrenmenin zamanı çoktan geçti.

16 Şubat 2019 tarihinde emniyet müdürü, klinik psikolog ve hukukçu olarak üç kişinin katılımı ile Gaziantep’te “Kadına Şiddet ve İstismar” konusunda bir seminer vereceğiz. Özellikle sınır illerinde yaşanan cinsel istismar eylemlerinin sıklığı dikkate alındığında bunu yapmak bizim görevimiz.

Sınırda birçok yerde küçük kız çocuklarının yaşlı aşiret reislerine para karşılığı satıldığını orada yaşayan herkes biliyor. Ama yerinde bu sorun konuşulmaya çalışıldığında, “bir keyfimiz bu var, onu da elimizden mi alacaksınız” diyen bir zihniyet ile karşı karşıyayız. Ne acıdır!!! Soruyorum, kendi kızınızı 12 veya 14 yaşında yaşlı bir adama para karşılığı satar mıydınız? Cevabınıza göre aksiyon alma vakti gelmiştir ve hatta geçmiştir diyorum!!!

Şiddetsiz ve istismarsız günler diliyorum….