Mustafa SOLAK | Toprak kayıplarının nedeni 2. Abdülhamit’e yapılan “darbe” mi?

  1. Abdülhamit’in dağılan imparatorluğu Türk’e yaslanarak ayakta tutmak zorunda kalması, II. Abdülhamit övücülüğüne dönüştürülerek ulusalcı, laik tarihçiliğe karşı alternatif İslamcı tarih kurgusu pekiştirilmeye çalışılmaktadır.
mustafa.solak@kuzgunportal.com
@karahuseyinler ‏

Lise Tarih 11 ders kitabında II. Abdülhamit üzerinden İslamcı tarih alternatifi, “1876-1913 arasında gerçekleştirilen darbelerin Osmanlı siyasi hayatı üzerindeki etkileri” ifadesiyle yerleştirilmeye çalışılmaktadır.[1]

MEB, tarih öğretim programında 1913 öncesindeki toprak kayıplarını “devletin siyasi düzenini sekteye uğratan darbeler döneminde yaşanan toprak kayıplarına (Sırbistan, Bulgaristan, Girit, Bosna-Hersek, Arnavutluk) değinilir” ifadesiyle II. Abdülhamit’e değil “darbecilere” yıkmıştı.

1876’da tahta oturan II. Abdülhamit, Meşrutiyet’i ilan etmesi koşuluyla iktidara getirilince “darbeci” değilken, 1908’e kadar Meclisi tatile sokup tek başına iktidar olduğu dönemdeki toprak kayıplarının sorumluluğunun “darbeci” denilen İttihat Terakki ve ilerici hareketlere bağlanması çelişkidir. Oysa savaşa, barışa karar vermek, hükümeti görevden almak padişahın yetkisindeydi. Dolayısıyla sorumluluk da öncelikle padişahındır. Otoritesi tartışılmayan padişahları, özellikle de II. Abdülhamit’i aklama çabası kendini gösteriyor. Kitapta Sırbistan, Karadağ, Romanya, Bosna ve Hersek, Bulgaristan, Girit, Arnavutluk gibi toprak kayıpları darbelere ve hükümetle şu şekilde bağlanıyor:

“Sultan Abdülaziz’in bir darbe sonucu indirilmesi büyük kargaşaya sebep oldu… Darbenin yöneticiler ve halk üzerindeki etkisi uzun süre devam etti. Rusya fırsattan istifade ederek Osmanlı Devleti’ne savaş ilan etti. 1877-1878 Osmanlı- Rus Savaşı’nı (93 Harbi) Osmanlı kaybetti. Yapılan Berlin Antlaşması sonucunda Sırbistan, Karadağ ve Romanya’ya bağımsızlık verildi. Osmanlı Devleti büyük toprak kayıpları yaşadı.

  1. Meşrutiyet’in ilanından sonra devlet yöneticileri rehavete kapıldılar…

Bosna ve Hersek bu dönemde adeta unutulmuştu. Sait Halim Paşa ve ondan sonra gelen Kamil Paşa hükümetleri de Bosna ve Hersek hakkında herhangi bir adım atmadı… Avusturya-Macaristan İmparatoru Bosna ve Hersek’in Avusturya topraklarına ilhak edildiğini ilan etti. Bu haberin duyulmasından bir gün sonra Bulgaristan bağımsızlığını ilan etti.

Osmanlı Devleti, hükûmet değişikliği, Meşrutiyet’in ilanı ve seçim çalışmalarıyla uğraşırken toprak kaybetmeye devam ediyordu… Girit Hristiyanları Kandiye’de toplanarak, Girit’in Yunanistan’a katıldığını duyurdular…

1913 yılında kabul edilen bir tasarı ile Arnavutluk muhtar bir devlet ilan edildi. Arnavutluk prensi Avrupa devletleri tarafından seçilecekti. Arnavutluk tarafsız hâle getirilerek tarafsızlığı da Avrupa devletlerinin garantisi altına alınmıştır… Yaşanan bu süreç Arnavutluk’un Osmanlı Devleti’nden ayrılmasına neden oldu.”[2]

“I. Meşrutiyet’in ilanından sonra devlet yöneticileri rehavete kapıldılar” sözü öncelikle II. Abdülhamit’e yönelik olmalıdır ama adı zikredilmemiştir. Önceki ders kitabında II. Abdülhamit’in 1. Meşrutiyet ile tanınan özgürleri askıya aldığı, basına sansür uyguladığı vurgulanmıştı.[3]

Yine II. Abdülhamit’in 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda alınan yenilgi ve Rus birliklerinin Ayastefanos’a kadar ilerlemesinde ve meclisin tatil sokulmasındaki rolü ile ülke yönetiminde tek söz sahibi olması belirtiliyordu.[4] II. Abdülhamit’in sorumluluğu, baskıcı, sansürcü yönünü gizlemek için bu kısımlar kaldırıldı.

13 Temmuz 1878 tarihinde imzalanan Berlin Antlaşması’yla Sırbistan bağımsız oldu, Bulgaristan Prensliği kuruldu. 6 Eylül 1908 tarihinde de Bulgaristan bağımsız oldu. Kıbrıs, İngilizlerce 1878’de Abdülhamit’in onayıyla işgal edildi. 1882’de İngiltere Kıbrıs gelirlerini, 1855 Osmanlının borç faizlerine tahsis etti. 1898’de Girit bağımsız oldu. 1908 sonrası Bosna-Hersek, Avusturya tarafından ilhak edildi. Arnavutluk, 1912’de bağımsız oldu. 1913’te ile Girit ve İmroz, Bozcaada, Meis ve Kaş adaları dışındaki tüm adalar Yunanistan’a verildi.

Libya, Tunus, Mısır, Yemen elden çıktı. Onun döneminde 1.592.806 km2 toprak kaybedildi. Bugünkü Türkiye’nin 2 katı.

Mustafa SOLAK Kitaplarını satın almak için kitap görsellerine tıklayınız…

[1] Ali Laçin, Bedrihan Önal, Bülent Demir, Erdal Erdem, Mikail Kaplan, Murat Arıca, Salih Gündoğdu, Veli Aydemir, Yahya Karakaya, Yusuf Çakmak, Ortaöğretim Tarih 11 Ders Kitabı, MEB Devlet Kitapları, Ankara, 2018, s.127. Ders kitabını şu bağlantıdan indirebilirsiniz: http://www.eba.gov.tr/ekitap?icerik-id=6374.

[2] Age, s.171.

[3] Akın Sever, Dursun Sağdış, Hasan Özkaya, Mehmet Köseoğlu, Tayyibe Çolak, Yasemin Okur, Ortaöğretim Tarih 11, T.C. MEB Yayınları, Ankara, 2017, s.47.

[4] Age, s.49.