20.5 C
İstanbul
Perşembe, Temmuz 9, 2020

Umut İLERİ | Neden Proletarya Enternasyonalizmi!

“Neden Proletarya Enternasyonalizmi?” sorusuna yanıt verebilmemiz için öncelikle “Proletarya Enternasyonalizmi” kavramından ne anladığımızı ortaya koymamız gerekiyor!

Bu konuda referansımız Lenin ve onun öncülüğünde örgütlenmiş III Enternasyonaldir.

Bundan bir asır öncesinde Komünistler, Enternasyonal Örgütlenmenin ne denli önemli olduğunu, İnsanlığın ancak Enternasyonal Örgütlenmeyle kurtulacağını dile getirmişlerdir.

III. Enternasyonal’in 1920 yılındaki kongresinde kabul edilen tüzüğün birinci maddesinde şöyle yazar;

“Yeni Uluslararası İşçi Birliği, değişik ülkelerin proleterlerinin, kapitalizmi yıkma, proletarya diktatörlüğünü ve sınıfların tümden ortadan kaldırılmasına ve komünist toplumun ilk evresi olan sosyalizmin

gerçekleştirilmesine yönelecek bir uluslararası Sovyetler Cumhuriyetini kurma hedefiyle girişecekleri ortak eylemleri örgütlemek için kurulmuştur.”(Komünist Enternasyonal Tüzüğü”, III. Enternasyonal Belgeleri,

Belge Yay., Ekim 1979, s.25.)

Komünistlerin temel hedefi, yukarda belirtilen hedeflerdir ve bu hedeflere ulaşabilmek içinde, bu hedeflerin gerçekleşmesine yönelik eylemleri düzenleyecek bir örgüte gereksinmeleri vardır!

Daha da somutlarsak Enternasyonal, Kapitalizmi dünya çapında ortadan kaldırmaya yönelik bir eylemlilik, bir kavga aracıdır.

Ne yazık ki bugün bu kavram bazı politik yapılarca halkların kardeşliğine, ülke KP leri nin bir birleri ile dayanışma, bir birlerini kutlama mesajlarına indirgenerek, onun asıl amacı yok edilmiş, içi boşaltılmıştır.

İşte bu nedenle Gerçek Kurtuluşun, Gerçek Özgürlüğün ancak tüm Ülkelerin İşçilerinin ve Ezilen Halklarının ortak mücadelesiyle, Dünyasal planda Kapitalizm’i ortadan kaldırmak olduğunun bilincinde olan, gerek Yerelde, gerekse Evrenselde vereceği mücadeleyi ve buna bağlı örgütlenmeyi bu temelde ele alan, Siyasetini bu temel üzerine inşa eden SOL, bize göre Enternasyonal Soldur.

Çağımız eğer Kapitalizm’den  Komünizm’e geçiş çağıysa, Eşitsiz ve Bileşik gelişim gereği tek tek ülkelerde Proleter Devrimler olsa da, Gündüzlerinde Sömürülmeyen, Gecelerinde Aç Yatılmayan, Sınıfsız, Sömürüsüz, Savaşsız bir  Dünyaya, Gerçek Kurtuluşa, Gerçek Özgürlüğe ulaşmamız ancak Dünyasal Planda olasıdır.

Mücadeleyi dar Ulusal sınırlar içerisine hapseden, İşçi sınıfının Gerçek Kurtuluşu ve Özgürlüğü için verilmesi gereken mücadeleyi sözde kabul eder görünse de özde, yani pratikte tam tersi bir yaklaşımı benimseyen SOL, her ne kadar Sistem Karşıtı görünse de, Enternasyonalist bir yapılanmayı programına almadığı sürece, niyetinden bağımsız bizim için Gerçek Sol diye tanımlanamaz.

Reel Sosyalizm pratiği, Marks’ın Kapitalizm’den Komünizm’e Geçiş olarak tanımladığı GEÇİŞ DÖNEMİNDE, Komünist Partiler mücadelelerini ülke sınırları dışına taşımadıkları sürece, geri dönüşün bu süre uzadıkça çok daha kolay olacağını bize göstermiştir.

İki Sosyal Sistemin Barış İçerisinde Bir Arada Yaşayamayacağı,  yaşanan ve bizlere çok pahalıya mal olan pratik içerisinde kanıtlanmıştır.

Lenin ; “Kapitalizm ve Sosyalizm yan yana var oldukları sürece Barış içerisinde yaşayamazlar. Bunlardan biri nihai olarak zafere erişecektir-son cenaze töreni ya Sovyet Cumhuriyetinin, yada Dünya Kapitalizminin olacaktır”(Lenin,Toplu Eserler,cilt 31,s.457) demiş.

Ve ne yazık ki bu cenaze töreni Sovyet Cumhuriyetinin OLMUŞTUR.

Kapitalizm’in artık sona geldiği dayandığı bu evrede, Üretimin mekandan bağımsızlaşmasının, sınırların dışına taşmasının sonucu bileşik gelişimin gereği işçi sınıfının ortak düşmana ve ortak sorunlara sahip olması, onları tüm dünyada ortak ve birlikte mücadele verecek bir güç haline getirmiştir.

Yaşanan bu nesnel durum, Üretimin mekandan koparak Dünya çapında toplumsallaşmasının vardığı boyut, pazarın hızla tek bir Dünya pazarı haline dönüşmesi süreci ve Mali Sermayenin, tüm Ulus Devletlerin üzerinde Egemen bir güç haline gelmesi, onun Ülkesel bazda savaşarak yenilemiyeceğini bize göstermektedir.

Artık bir Dünya sistemi haline gelmiş olan Emperyalizme karşı mücadele tek tek Ülkelerin ötesinde, tüm Ezilenlerin yerelde ki mücadelelerini savsaklamadan, Dünya çapında birlikte verecekleri mücadelenin nesnel zeminini oluşturmuştur.

Kapitalizmin tarihsel sınırlarına gelip dayanması, bir Dünya Sistemi olan Kapitalizmin ancak dünyasal planda yenilebileceği gerçeği, son yaşadığımız Corona Virüsü karşısında çaresizliğini de hesaba kattığımızda, bizlere Enternasyonal Örgütlenmenin, tamda bu noktada önemini, her zamankinden daha fazla hissettirmektedir.

Bu durum Dünya çapında egemen olan Uluslararası Finans Oligarşinin ortaya koyacağı Stratejiye karşı mücadele edecek Tüm Ülkelerin İşçilerinin Ortak Etkinliğini düzenleyecek, Enternasyonal Örgütlenmeyi, Dünya Komünist Partisini kaçınılmaz kılmaktadır.

Ne yazık ki, yukarıda sıraladığımız nesnelliğe karşılık, işçi sınıfının mücadelesinin olmazsa olmazı olan örgütlülüğünün hem yerelde, özelliklede evrensel olarak aynı oranda güçlü olduğunu söylemek, hayal görmek olur.

Bu öznel olumsuzluğun giderilmesi, Komünistlerin önünde duran en büyük görevdir.

Tabi ki işçi sınıfı mücadeleye öncelikle kendi coğrafyasında başlayacaktır.

Çünkü ele geçirilecek SİYASİ İKTİDAR Ulus ölçeklidir.

Bunun içinde, bu mücadeleyi doğru perspektiflere oturtan, doğru teori ile donanmış bir Komünist Önderliğe, yani onun en büyük gücü olan, onun vazgeçilmez bir parçası olan, sınıf temeline oturtulmuş, yukarıdaki sıraladığımız nesnellikleri sınıf mücadelesi temelinde ele alan, Leninci partisine gereksinme vardır.

Komünistlerin bir diğer görevi de bir taraftan yerelde kendi partisini oluştururken, diğer taraftan da uluslar arası mali sermayenin tüm dünya üzerinde uyguladığı soygun ve sömürü mekanizmasına karşı, kendi stratejisini oluşturan, buna uygun bir program ortaya koyan, işçi sınıfının evrensel çıkarları temelinde Komünist Enternasyonali yaşama geçirmek olmalıdır.

Komünist Enternasyonalin programı, yerel programların bileşimi değildir.

Bu program, yerelliklerin kendi aralarındaki karşılıklı nesnel bağımlılığını da  içeren, bir dünya sistemi haline gelmiş olan kapitalizmin ve onun siyasi sisteminin koşullarının ve eğilimlerinin irdelenmesi ile oluşturulacak Uluslararası bir programdır.

Her iki görevde, bir birini öncellemeyen, bir arada yürütülmesi gereken görevlerdir.

Aksi takdirde İNSANLIĞI , kopkoyu KARANLIK bir BARBARLIK ÇAĞI beklemektedir.

BENZER YAZILAR

EDİTÖR ÖNERİLERİ