24.4 C
İstanbul
Cumartesi, Ağustos 8, 2020

Ümit ÖZDEMİR | Osmanlı’dan Günümüze Türkiye’de Siyasal Hayat

Osmanlı’dan Günümüze Türkiye’de Siyasal Hayat, Türkiye’de siyasal hayatın dönemeçlerinde ortaya çıkan dönüşümleri, aktörleriyle birlikte tartışmaya açan hacimli bir eser. Siyasal bağlamı oluşturan sınıfsal çelişkileri hesaba katan bir yazı stratejisi olan kitap, bu niteliğiyle benzeri yayınlardan belirgin bir farklılık arz ediyor. Sınıfsal dinamikleri, örneğin 1908 Jön Türk burjuva devrimini 1923 burjuva cumhuriyeti ilan edilirken yaşanan çelişki ve çatışmaları okura muhtelif bilgi notları, dönemlere damgasını vuran siyasal metinler ve okuma parçaları eşliğinde sunan özenli bir editörlük kitabın öne çıkan bir başka özelliği.

@masumlevrek

Türkiye’de siyasal hayatı merak eden, tarihsel referanslar üzerine kafa yoran her okuyucunun kütüphanesinde olması gereken bir yayından bahsediyoruz. Kitabın bölümleri şunlar: Kuruluşundan “18. Yüzyıla Kadar Osmanlı İmparatorluğu: Başlangıç Namesi” (E.Atilla Aytekin), “Son Dönem Osmanlı İmparatorluğu: Kapitalistleşme ve Merkezileşme Kavşağında” (1703-1908) (E.Atilla Aytekin), “Burjuva Devrimin ve Savaşın Belirsiz Sınırlarında” (1908-1923) (Ateş Uslu E. Atilla Aytekin) Burjuva Uygarlığının Peşinde  (1923-1945) (Mustada Şener), “Çok Partili Hayata Dönüş Dönemi “Hür Dünya’nın” Saflarında (1945-1950) (Ateş Uslu), “Tarımsal Kapitalizmin Sancağı Altında” (Gökhan Atılgan) (1950-1960), “Sanayi Kapitalizminin Şafağında” (1960-1971) (Gökhan Atılgan), “İki Darbe Arasında Kriz Sarmalı” (1971-1980) (Ebru Deniz Ozan), “Tank Paletiyle Neoliberalizm” (1980-2002) (Cenk Saraçoğlu), “AKP Döneminde Türkiye: Minare ile İnşaat Gölgesinde” (Cenk Saraçoğlu-Melih Yeşilbağ)

Osmanlı’dan Günümüzde Türkiye’de Siyasal Hayat kitabı metne eşlik eden, görselleri, döneme damgasını vuran sosyo-kültürel yapıları da ilgi çekici ve zengin bir içerikle sunmayı ihmal etmiyor. Örnek olsun: Sandviçin beslenme kültürümüze nasıl girdiğini açıklarken Sevgi Soysal’ın Yenişehir’de Bir Öğle Vakti eserinden ilgili paragrafa yapılan atıf, Türkiye’de modernleşme ve sanayileşmenin yanı sıra tüketim kültürünün de ne gibi sosyolojik değişimleri beraberinde getirdiğini; bununla beraber  beslenme kültürünün de nasıl değişebileceğini okura edebiyattaki karşılığıyla sunuyor. Bir başka örnek faytoncu Cabbar’ın öyküsünü anlatan Yılmaz Güney imzalı Umut filminin kentte faytonculuktan geçimini sağlayan emekçilerin motorlu taşıtlara yenik düşmesinin hazin örneğini yine metnin içinde şu satırlardan okuyoruz: “Yılmaz Güney’in Faytoncu Cabbar’ın hazin öyküsünü anlattığı Umut filmini 1969’da çekti ve Türkiye’nin toplumsal gerçekliğini beyaz perdeye yansıtmakla yıldızlaştı. Umut sıradan bir faytoncu olan Cabbar’ın geçim derdine ayna tutuyordu. Atı bir zenginin otomobiline çarpması sonucu ölen Cabbar’ın öyküsü yerelden evrensele uzanan bir sinema dilinin habercisiydi. Sansür kurulu Cabbar’ın giyimi ve kuşamıyla fakirliğin sembolü olarak anlatılmasını, zengin bir otomobil sahibi hakkında takibat yapılamayacağı kanaati verilmesini sakıncalı bulduğu için filmi yasakladı. Ne var ki Umut’un Türk sinemasının en iyi filmlerinden biri olarak tarihe geçmesini engelleyemeyecekti”

Prof. Dr. Korkut Boratav’ın “Bu muhteşem çalışmaya katkıda bulunan genç tarihçilere, sosyal bilimcilere sonsuz teşekkürler” cümleleriyle selamladığı çalışma, Yordam Kitap’tan Savaş Çekiç tasarımıyla 2015’de yayınlandı. Kitabın, siyasal hayatı yeniden değerlendirmek isteyen araştırmacılara referans bir yayın olması beklenir. Öte yandan eserin siyasal hayatla ilgili hafızasını tazelemek isteyen okuyucuların da ilgisine mazhar olacağını düşünüyorum.

BENZER YAZILAR

EDİTÖR ÖNERİLERİ