Timur TÜRKER | Kapitalizmin kalesi AVM’ler

Serbest piyasa ( Kapitalist ) ekonomi modelinin anavatan partisi ile Türkiye’ye tüm ana hatları ile yerleştiği zamanlarda ilk avm 1988 senesinde İstanbul ilçesi Bakırköy de inşaa edilmiştir.İlerleyen yıllarda onlarca beton yığını avm mantar gibi inşaa edilmiş, din sömürücüsü, akp iktidarı döneminde doruğa çıkmıştır.

facebook.com/timurtr
@timurturker

Avm’ler, göründüğü gibi olmayıp aslında duygusuzdur, renksizdir, insafsızdır, vicdansızdır, güç sembolüdür, rant simgesidir, bencildir, soğuktur, paylaşımcı değil ben merkezcidir, para tuzağı olan çılgın bir tüketim tapınağıdır ve her şeyden önemlisi bir avm’nin yapılabilmesi için binlerce metrekare alanda ki tüm ağaçlar ve yeşil dokunun  yok edilmesi gerekmektedir.

Hatırlayınız..!! avm lerden önce bakkal ve onlardan biraz daha büyük marketlerden alış veriş yapardınız. Her mahallenin bir yada birden fazla bakkalı olur, o bakkal yada marketin önünde ayak üstü semt sakinleri ile sohbet ederdiniz. Kasapla, onun etrafında ki müşterileri ve sizlerinde semtten komşularınızda sohbet ederdiniz, selamlaşırdınız. Avm ler, bakkal, market, kasap, terzi, kuru temizleyici gibi küçük esnafı öldürdüğü gibi o küçük esnafın etrafında gelişen ve insancıl olan sosyal ilişkileri de beraberinde öldürmüştür. Kapitalizm siz hiç farkına varmadan, yavaş yavaş, usul usul kanınıza girmiş,tüm toplumsal yapıyı temelden sarsmıştır.

Görüldüğü gibi avm’ler Türkiye de ki kumarhane kapitalizminin cisimleşmiş en önemli rant alanlarından birisidir. Aslına bakarsanız avm içinde dolaşmak ve onu kullanmak pek sağlıklı değildir. Üzerinde yürüdüğünüz bir avm de, betonların içinde saklı, görmediğiniz yüzlerce, binlerce elektrik kablosu mevcut olup, etkilerini bilmediğiniz şekilde insan vücuduna zarar vermekte, kalp yada yüksek tansiyon gibi rahatsızlıkları olanları daha ileri seviyelerde olumsuz şekilde etkileyip, hastalıkları tetiklemektedir.

Her ne kadar geniş olsa bile yüzlerce insanın nefesi birbirine karışmakta, özellikle kış aylarında var olan salgın virütik hastalıklar bu gibi avm ler vasıtası ile hızla yayılmaktadır. Bunun yanı sıra insanlarda içe dönüklüğü, bencilliği, a sosyalliği, kalabalıklar içinde yalnızlaşmayı, gereksiz ve ihtiyaç olmayan ürün, mal ve hizmetlerin alınmasını psikolojik olarak teşvik ve telkin etmektedir.

Kapitalist ekonomi sisteminin en önemli, en temel felsefesi : “Çılgınca üretim, çılgınca tüketimtir”. Bu sistemde, Üretilmiş olan mal ve hizmetlerin gerekli yada gereksiz olduğu önemli değildir. Önemli olan bunu insan yığınlarının bilinç altlarına sokarak,onları gereksiz bile olsa bu tür “çılgın tüketim” alışkanlıklarına yönlendirmek ve sonu olmayan bir buhran anaforuna sokmaktır.

Bu tezimize binlerce örnek verebiliriz ancak en güzel örnek Dünya da ve özellikle Türkiye de, ayın sonunu bile zor getiren insanların iphone denilen telefonların yeni modelini almak için günler öncesinden kuyruklara girmesidir. Bu tuhaf olay tüm Dünya ve Türkiye medyasında yer bulmuştur. Sadece bu olay bile Kapitalizmin nasıl bir sistem olduğunu açığa vurmaktadır. Kapitalist sistem önce insanlığa, sonra mensup olduğunuz millete en büyük ihanettir..

Dünde , bu günde, yarında söyleyeceğimiz aynı olacaktır;

“KAPİTALİZM SÜRDÜRÜLEMEZ”

Daha yeşil, daha ormanlık ve daha sulu

Bir Dünya umudu ile…