Taciser Ülkü LEVENT | Taciz, Adliyeye sirayet etti ise ne yapacağız?

Sanırım topraklarımızda cinsel istismarın ne aşamaya geldiğini yazmaya gerek yok… Ne yazık ki, özellikle bazı kesimlerde, “Eşek bulamazsak kadın ile cinsel birlikteliğe gireriz” diyebilen bir kültürle karşılaşabiliyoruz. Adeta dünyanın sonu gelircesine artan sapkınlık, ensest, pedofili vakalarının her geçen gün çoğalması hepimizi dehşete düşürüyor…

twitter: @AvTaciser facebook:taciserülkülevent

Peki, ya bu işi çözmekle yükümlü bir yargı mensubu istismarda bulunursa ne yapacağız? Yıllar önce bir TV programından çekilen fotoğrafımı internet blog’unda paylaşıp, altına bir sürü ahlaksız yorum yazılmasına yol açan kişiyi savcılığa şikayet etmiştim. Sayın Savcım, dilekçeyi okuyup, ekine koyduğum fotoğraflara ve yorumlara bakıp, müstehzi bir şekilde “Avukat hanım bunun neresinde kişilik haklarınıza saldırı var?” demişti! Bunu yargı görevi yapan bir meslektaşımdan işitmek derinden üzmüştü beni… Aynı zamanda çok da öfkelendirmişti…

Ben bu duruma düşüyorsam vatandaş ne yapsın? Oysa adalet herkes için eşit ve aynı oranda ulaşılabilir olmalı… Bundan kısa bir müddet önce genç bir kadının, sağlık hizmeti vermek için evine gittiği bir savcı tarafından istismar edildiği bilgisi tarafıma ulaştı.

Uzun soluklu görüşmelerim sonucunda her türlü hukuki işlemi yapmak için ikna etmeme rağmen ne yazık ki alışılmış bir reaksiyonla genç kızımız son anda şikayetçi olmaktan vazgeçti… “Ben nişanlıyım, o savcının gücü ile baş edemem, rezil olurum” ve bunun gibi birçok cümle, çaresizlik, korku… Haksız mı? Evet, haklı… Çözüm bu mudur? Asla!

Sayın Savcımız, yaptığıyla kaldı ve belki de başkalarına aynı davranışta bulunmaya devam edecek… Pekiyi, ben istismarla mücadele eden bir hukukçu olarak herhangi bir vakamın önüne düşme ihtimalinde bu savcımın objektifliğine ve hakkaniyetine nasıl güvenebileceğim? Ne zaman konuşmaya ve korkusuzca bu iğrençliklerle mücadele etmeye başlayacağız!

“Kızım babandır ses etme” diyen anne profilini yok etmedikçe, bu konuları her yerde cesaretle konuşmadıkça, her türlü toplumsal baskı ile savaşmadıkça, hiçbir zaman!
Bunları burada yazmak, konuşmak yargıyı küçük düşürmek midir? Tabii ki hayır! Asıl bunu içeride çözememek yargıyı küçük düşürmektir