Mustafa SOLAK | Organ nakli günah mı?

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde çalışan Prof. Dr. Hafize Öksüz, organ bağışı hususunda kendilerine “ ‘benim organlarımla içki içerse’, ‘Günah işlerse’ “ gibi sorular geldiğini söyledi.[1]

mustafa.solak@kuzgunportal.com
@karahuseyinler

Komik gelebilir ama ülkemizin geldiği durum bu ve bu tür sorular ders kitaplarında da işlenmeye başladı.  MEB’in yeni ders kitaplarında organ bağışının günah olmadığını, organın takıldığı kişi günah işlediğinde günahın kime yazılacağını tartışılmaktadır.

Lise “Fıkıh Okumaları” ders kitabında beyin ölümü gerçekleştikten sonra organ nakli organı olabileceği belirtilmiştir. “Çünkü beyin ölümü gerçekleşen kişinin bundan tekrar hayata dönmesi mümkün değildir.”[2]

Kitapta, insanoğlu kıyametten sonra dirildiğinde organların dünyada yaptıkları iyi ve kötü işleri bir bir sayacağını, organımızın başka birisine nakledilmesi durumunda hesaba çekilecek olan organın hangi kişi için sorguya çekileceği ve kimin için şahitlik yapacağı gibi soruların akla takıldığı vurgulanarak şu yanıt verilmiştir:

“Bizden alınıp bir başkasına verilen organımız da hem bizim için ve hem de o kişi için ayrı ayrı yeniden diriltilebilir. Benim organım benim için diğer kişiye nakledilen organ da o kişi için şahitlik edebilir. Sonsuz kudret sahibi için bu çok kolaydır. Vücudumuz yaptığımız işler için birer alet mesabesindedir. Esas sorumluluk bu organlarımızı yöneten ve yönlendiren ruhumuzdadır. Bizler hür irademizle iyi veya kötü işler yaparız. Bu işleri yerine getiren el ve ayak ve diğer organlarımız ruhumuza bağlı olarak irademiz istikametinde bunları yapar.

Hayat hakkı tüm dünyada ortak olarak temel insan hakkı olarak kabul edilmektedir. Kişinin hayatını devam ettirmesi, bu amaçla tedavi görmesi en temel insan hakkıdır. Bu konuda onun mensup olduğu din, ırk, milliyet, renk, kabile gibi unsurlar bu hakkı kullanmasına engel değildir…Tedavi amacıyla organ veren veya organ verilen şahsın fasık veya gayri müslim olması durumunda ne bu tedaviyi uygulayan doktor ve ne de organı bağışlayan kişi veya yakınları sorumlu olmaz. Sorumlulukta herkesin kendi hür iradesi esastır.”[3]

Dahası şu cümlelerle de bu yargı destekleniyor:

“Bizler vefat eden kişinin organını başka birisine zaruret sebebiyle naklediyoruz. Bu başka bir alternatifi olmayan tedavi şeklidir. Kaldı ki ilke olarak organ naklinin olabilmesi için ya vefat eden kişinin ölmeden önce bizzat kendisinin veya öldükten sonra akrabalarının rızalarının alınması gerekmektedir. Bu durumda organı nakledilecek kişi önceden bu işleme rıza göstermekte ve vefatıyla çürümeye terk edilecek olan organlarının başka insanların yaşamasını veya sağlığına kavuşmasını sağlayacağı için organ nakline memnuniyetle razı olmaktadır. Bunu yaparken bir kişinin sağlığına kavuşmasına vesile olduğu için ona adeta hayat vermekte ve böylece bütün insanlara hayat vermiş gibi sevap kazanmaktadır. Diğer taraftan geride bıraktığı yakınları ve akrabaları da o kişinin organıyla başka insanların sağlığına kavuştuğunu görünce büyük bir sevinç yaşamaktadırlar. Dolayısıyla bu işlem ölen kişiye bir saygısızlık olarak değil yaşayan ve hasta olan bir kişiyi sağlığına kavuşturma amacıyla yapılmaktadır.”[4]

Organ naklinin caiz olma şartları

Kitapta İslam hukukçularının organ naklinin caiz olabilmesi için belirledikleri şartlar olarak şunlar sayılmıştır:

  1. Bir zaruretin bulunması,
  2. Vericinin izin ve rızasının bulunması,
  3. Organın alınmasının vericinin hayatını riske sokmayacak, sağlığını ve beden bütünlüğünü bozmayacak olması ve bu durumun tıbbi raporla belgelendirilmesi,
  4. Konunun uzmanlarında operasyon ve tedavinin başarılı olacağına ilişkin güçlü bir kanaatin oluşması,
  5. Yeterli tıbbi ve teknik şartların bulunması,
  6. Organ vermenin ücret veya belli bir çıkar karşılığında olmaması.

Örneğin damar gibi insan bedeninde yedeği bulunan, böbrek gibi vericinin yaşamını riske sokmayan ve beden bütünlüğünü bozmayan organların verilmesini de caiz (uygun) görülmüştür.[5]

Açlıktan ölecek kişi, ölü insanı yiyebilir

Kitapta açlıktan ölecek derecede olan kişinin ölü insan eti, haram ürün yiyebileceğine dair şu cümleler geçmektedir:

“Önceki İslam âlimleri, açlıktan ölme tehlikesiyle karşı karşıya kalan bir kişinin yiyecek bir şey bulamadığı takdirde zaruret sebebiyle ölmeyecek kadar bir miktar ölü insan etinden yiyebileceğini, tedavi maksadıyla haram ve necis şeyleri kullanılabileceğini, başka bir yol kalmadığı takdirde insan vücuduna, ölmüş birisinin kemiğinin veya dişinin takılabileceğini belirtmişlerdir. Eski âlimlerimiz tarafından kaleme alınan fıkıh kitaplarımızda bulunan bu tür bilgiler bize günümüzde zaruret sebebiyle organ naklinin caiz olduğu konusundaki fetvaların fıkıh mantığı açısından da tutarlı ve doğru olduğunu göstermektedir.”[6]

Organ nakli haram mı değil mi?

Bunları söyleyen kitabın yazarları, kendileriyle çelişkili şekilde şu cümleyi kurmaktadırlar:

“Bazı âlimlere göre; kişinin organları üzerindeki intifa hakkı ölümle sona ermekte, organ alımı için ölünün bedenine yapılan müdahale kul hakkını değil Allah hakkını ihlal etmektedir. Dolayısıyla bu konuda vasiyet geçerli değildir. Ancak bu gruptaki fakihlerin bir kısmı, canlı bir insanın içinde bulunduğu zaruret hâlinin bu yasağı ortadan kaldıracağı kanaatindedir.”[7]

Sonuç olarak organ nakline dair fetva niteliğinde olan bu ifadelerin lise ders kitabında yer almasını doğru bulmuyorum; ancak “organ nakli haram mı değil mi?” sorusunun yanıtı net verilememiş ve kafa karıştırılmaktadır.

Organ nakli haram mı değil mi?

NOT: MEB müfredat ve ders kitaplarındaki organ nakli, ötenazi, Beyin Ölümü, Plastik Cerrahi, Kürtaj gibi başlıklara verilen dinsel hükme dair “Gayrimilli Eğitim” kitabımda geniş olarak okuyabilirsiniz.

Mustafa SOLAK Kitaplarını satın almak için kitap görsellerine tıklayınız…

[1] “Güldüren organ bağışı soruları: Benim organlarımla içki içerse günah olur mu?”, Aydınlık, 3.11.2018, erişim tarihi 3.11.2018, https://www.aydinlik.com.tr/gulduren-organ-bagisi-sorulari-benim-organlarimla-icki-icerse-gunah-olur-mu-toplum-kasim-2018.

[2] Abdullah Kahraman, Servet Bayındır, Recep Özdirek, Adnan Memduhoğlu, İbrahim Yılmaz, Ahmet Özdemir, Fıkıh Okumaları, 5. Basım, Millî Eğitim Bakanlığı Yayınları, Ankara, 2018, s.151. Ders kitabını şu bağlantıdan indirebilirsiniz: httpwww.eba.gov.trekitapicerik-id=6546.

 

[3] Age, s.152.

[4] Age, s.153.

[5] Age, s.154.

[6] Age, s.154-155.

[7] Age, s.156.