Nazif AY | Andımızı okumak ibadettir

Üçüncü Cumhurbaşkanımız Celal Bayar’ın meşhur bir sözü vardı, “Atatürk’ü sevmek, milli bir ibadettir” diye.

nazif.ay@kuzgunportal.com
@AlterNazif

Bu söz doğru bir tanımlamaydı ve asla bir fani zatı kutsallaştırmak, takdis etmek için kullanılmış değildi, sadece Sezar’ın hakkı Sezar’a özdeyişindeki gibi, Atatürk’ün hakkını takdir etmek için sarf edilmişti.

İbadet üç kısma ayrılır:

Birincisine “Nüsük/ menasik” adı verilir ki, bildiğimiz anlamda dinsel ritüellere uygulamakla gerçekleşir.

İkincisine “Menfi/ olumsuzluk” üzerine ve yapılmamama şartına bağlı sevap kazanılan ibadet şeklidir. Örneğin, “hırsızlık yapmamak” ifadesinde olumsuz cümle kurulumu vardır ama bu olumsuzluktan güzel tavır çıkmış olur. Din dilinde buna “takva” adı da verilir.

Üçüncüsüne ise “Milli vasfı koruma” ibadetidir ki, varlığını ve değerlerini koruyan tüm zenginliklere sahip çıkma, öz kültürünü ikrar etme ve onları samimi olarak gönülden sevme suretiyle gerçekleşir. Elbette bu vurgudan çıkan doğal sonucu olarak, bize biz olma şansını veren yüce Atatürk’ü sevmek, onun ilke ve hedeflerine sahip çıkmak, tıpkı dinin emri gibi mukaddes bir görevdir. Aksi halde, küfrân-ı nimet edilmiş, yani bahşedilen Atatürk adlı nimete nankörlük edilmiş olur.

Bir hususu hatırlatmak isterim, Türk sözcüğü Batı literatüründe, Müslüman anlamında da kullanılır.

Esas olarak, Çanakkale’de savaşlarında bir Güneş gibi doğan Mustafa Kemal, Türklere karşı düzenlenen son haçlı seferinin muzaffer komutanı, Selahattini Eyyubi’den sonraki en büyük haçlı ordularını dağıtan şanlı lider, Mahatma Gandhi’nin deyimiyle ”O, İngilizleri yenene kadar biz İngilizleri tanrı sanırdık” ifadesindeki “O” zamirinin şerefli muhatabı, Mehmet Akif’in “Bedr’in arslanları ancak bu kadar şanlı idi” diye tasvir ettiği Çanakkale’nin kanlı sahasından zafer çıkartan bir peygamber naibi idi.

Atatürk’ün ve Türk ulusunun kadr ü kıymetini haykırmak üzere yazılmış milli deklarasyon olan “Andımız”ı okumak, her anlamda kutsal bir ibadettir. Irkçılık söylemiyle alası yoktur ve abartıya dayalı hiçbir vurguya sahip değildir.

Türk lafını ağzına alamayan ve içerisinde hem Türk hem de Türklüğün asil evladı olan Atatürk’ün adı geçtği için “Andımız”a muhalet edip düşmanlık besleyenlerden değil milli ve yerli olmak, gerçek manada bir Müslüman bile olamaz.

Daha açık vurgulayayım, Türkten ateist olabilir, Türkten deist olabilir, Türkten agnostik olabilir, Hristiyan olabilir, Musevi de olabilir…

Ama Türklükten ve son haçlı ordusunu, yani ehli salibi zir ü zeber eden ve İslam’ın onurlu kalesi olan Atatürk’ten imtina edip kaçınandan, Müslüman olamaz.

Türk etnisitesinden rahatsız olanlara, Odatv’de yayımlanan “Hz. Muhammed Türk mü” yazımı hatırlatır, onun öz be öz Türk olduğu gerçeğini belleklerine havale ederim. O yazıda, Hz. Muhammed’in İsmail’in soyundan geldiği, İsmail’in babasının İbrahm peygamber olduğunu ve onun da babasının Azer adlı bir Türk kökenli ve Babil uygarlığına mensup put oymacısı olduğunu belirtmiştim. Dolayısıyla, “Millet” kavramını, dinsel anlamıyla alıp “Millet-i İbrahim (İbrahim’in din anlayışı)” diye sunan İslamcılar, aslında Türklüğe atıf yaptıklarının bile farkına varmayacak ölçüde gafildir.

O halde Atatürk’ten rahatsızlığın kaynağında ne var, diye sorabilirsiniz.

Söyleyeyim…

AKP’liler uzun zamandır, “Biz pek çok şey yaptık (ele geçirdik) ama kültürel olarak hiçbir ilerleme gösteremedik” anlamında sözler ediyorlar, bu gerçeği yandaş yazarları da yüksek perdeden seslendiriyordu.

Ben de şimdi onlara şu gerçeği hatırlatayım, İslamcılık diye bir ideoloji hiç olmadı ve hiç olmayacak, çünkü geleneği ve felsefesi bulunmayan bir kuru iddiadan öte geçemeyecektir.

Bu gerçeği bilen İslamcıların karşısında, yüksek seciyesi, güzel ahlakı, eşsiz zekası ve insanlığın tartışmasız kültür mirasıyla onuruyla dik duran Atatürk, ezik edebiyatlı gelenekçileri üzmektedir. Mesele bu kadar basittir.

Ayrıca andımızın sonundaki “Ne mutlu Türk’ün diyene” lafını haykıramayanların, o cümlenin mefhumu muhalifiyle düşündüğümüzde asla mutlu olamayacaklarını müjdeleme gerek yoktur eminim..

Nazif AY Kitapları: Satın almak için kitap görseline tıklayınız…