Nalan YAZGAN | Arap baharı’ndan sonra sırada Kafkas baharı mı var?

Rusya Federasyonu içerisinde yer alan 21 özerk cumhuriyetten biri olan Kabardey-Balkar Cumhuriyeti geçtiğimiz hafta küçük çaplı da olsa etnik çatışmalara sahne oldu.

nalan.yazgan@kuzgunportal.com
@Shapsugh14

Kuzey Kafkasya Federal Bölgesi’nde bulunan cumhuriyette, başta Kabardey, Balkar, Rus, Oset ve Ukraynalı olmak üzere çeşitli etnik gruplar birlikte yaşamakta. Yüzölçümü 12.500 km2, başkenti Nalçık olan Kabardey-Balkar Cumhuriyeti batıda Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti, güneybatıda Gürcistan Cumhuriyeti, doğu ve güneydoğuda ise Kuzey Osetya ile komşu.

Nüfusu bir milyonun altında olan Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’nde çoğunluk olan Kabardeyler ile Balkarlar arasındaki çatışmalar 310 yıl önce yaşanan bir savaşan anma yıldönümünde patlak verdi ve kökleri bu kadar eskiye dayanan ve günümüze dek süregelen problemlerin bir semptomu olarak karşımıza çıkıyor.

Yakın geçmişte, en son 2008 yılında, Kanjal savaşının 300. anma etkinlikleri sırasında da çatışmalar baş göstermişti ve bu yılki gerginlikten daha yoğun yaşanmıştı. Bu savaşın hatıralarının, Kabardeyler ve Balkarlar arasında hassas bir nokta olduğu ve kullanışlı bir provokasyon sebebi olduğu bu yıl da yaşanan olaylarla tekrar göz önüne serildi.

Kanjal savaşının yaşandığı 1708 yılında, Tatar Kırım Hanı, Çerkeslerden kendisine itaat etme­lerini istedi ve Kabardeylere saldırdı. Kabardey Prensi Kurgoko Atazhukin, yaptırımlara ve baskılara karsı çıkarak Kırım Hanı Devlet Giray’a direnmeye karar verdi. Gece ani bir baskın gerçekleştirerek, kanlı gecen bir muharebe sonrasında Tatar komutanları ve ordusu­nu imha etti. Hatta bu olaydan sonra Osmanlı Padişahı 2. Ahmet, Kırım Hanı Devlet Giray’ı tahttan indirdi ve Rodos adasına sürdü.

Balkarlar, böyle bir muharebenin hiç yaşanmadığını, karşılıklı çatışmaların olduğunu ve çok kan döküldüğünü savunuyorlar. Hatta Kanjal dağinin kanlı yol anlamına gelen ismini bu muharebe yüzünden aldığını ama Kabardeylerin zafer elde etmediğini savunuyorlar.

Kabardeyler için Kanjal savaşı ulusal kahramanlığın bir simgesi. Balkarlar ise, Kanjal savaşının Balkar topraklarında gözleri olan Kabardeyler tarafından uydurulduğunu iddia ediyorlar.

Birçok uzman ise, bu çatışmanın özünün, Kanjal Muharebesi’nin gerçekleşip gerçekleşmediğinin değil, paylaşılamayan toprak meselesi olduğunu düşünüyor.

18 Eylül Salı günü, Kabardeyler Kanjal savaşının yıldönümünde anma töreni düzenlemek istediler. Kanjal dağına gitmek üzere Kendelen’den geçmek isteyen Kabardey kafilesi, Balkar milliyetçileri tarafından yolları kesilerek engellendi. Kabardeylere silahlı Rus OMON polisleri (Rus içişleri Bakanlığı’na bağlı özel polis gücü özel harekat kuvvetleri) ve askerleri müdahale ederek çok sayıda insanı gözaltına aldı.

Olaylar, iddialara göre, atlı Kabardey aktivistlerin otomatik tüfek ve coplarla donanmış olan Rus OMON polisleri ve askerleri ile yol kesen Balkar milliyetçileri tarafından orantısız şiddet görmesi ile başladı.  Olayların tırmanması ise, bu olayın haberini alan Çerkeslerin basta başkent Nalçık’ta olmak üzere, durumu protesto için sokaklara dökülmesi ile gerçekleşiyor ve gerginlik hızla büyüyerek diğer bölgelere yayılıyor. Özellikle, Kendelen’de meydana gelen olaylar, tüm Kabardey bölgesinde ve sosyal medyada büyük tepkilere neden oluyor.  Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’nde yaşayan ve olaylara tanık olan kaynakların aktardığına göre Balkarların önce sadece köyden geçmek isteyen atlıları engellemek istediği fakat Rus polis ve ordusunun desteğini alınca olayların büyüdüğü yönünde. Balkar köylüleri ve Rus güvenlik güçlerinin Kabardeylere karşı orantısız güç kullanarak, arabalarını tahrip ederek, rastgele insanları göz altına alması gerginliği tırmandırdı. Eğer anma törenine giden konvoyun yolu kesilmeseydi bunların hiçbiri olmayacaktı diyenler çoğunlukta.

Sonrasında 19 Eylül’de, Zayokovo, Nalçık ve Baksan bölgelerinde çok sayıda protesto ve çatışma yaşandı. Başkent Nalçık’ta, Adige gençliği, yerel yetkililer tarafından dağılmaları söylenene kadar kentin ana meydanında gösteri ve mitingler düzenledi.

Bölgedeki en şiddetli çatışmalar Zayokovo’da meydana geldi. Meydana gelen küçük çaplı çatışmalar ve çok sayıdaki tutuklamalar bölgede ve özellikle komşu olan Baksan vilayetinde bazı korkuların ortaya çıkmasını tetikledi. Yetkililer olayları kontrol altına almak ve diğer bölgelere sıçramasını önlemek amacıyla Kuzey Kafkasya’nın tüm bölgelerindeki komşu cumhuriyetlerden silahlı kuvvet desteği aldı.

Çatışmalar 20 ve 21 Eylül’de Nalçık’ta devam etti. Polis, sivillere karşı cop ve göz yaşartıcı gaz kullandı ve havaya ateş açtı. İnsan hakları savunucusu Valery Khatazhukov, toplamda 40 kişinin gözaltına alındığını ve dört kişinin de yaralandığını söyledi. Yerel kaynaklar ise bu sayının çok daha fazla olduğu yönünde.

Halihazırda, beş ila on bin arası Rus silahlı kuvvetleri Nalçık’a ve komşu vilayet Baksan’a yerleştirildi. Yerel halk, durumun sakinleştiğini ve şimdi yerel liderlerin çağrısını ve tepkilerini beklediklerini söylüyor.

Adige Gençlik Örgütü Нарт Хэку, Rus federal yasası ve önceki barış anlaşması uyarınca, eylemcilerin köyden geçmesine ve Kabardey aktivistlerinin bu yolu kullanmasına izin verilmesi gerektiğini ifade etti. Çünkü bu yol aktivistlerin atları ile birlikte anma alanına gidip dönebileceği en hızlı ve kolay yoldu.

Ancak bazı Balkar köylüleri yolları bloke edip, eylemcilerin geçmesine izin vermedi. Atlı olan aktivistler genelde daha uzun olan eski yoldan gitmeyi tercih ederken, yaya olanlar ise kısa ve hızlı yoldan gitmeyi tercih etti. Bu yol, Balkar köylüleri tarafından bloke edildiği için durumu protesto ettiler ve bu da çatışmalara yol açtı.   Kısacası, yerel medya, raporlar ve video kanıtlarının çoğunluğu bu olayların barışçıl bir anlaşmazlık olarak başlayıp, daha sonra daha yüksek gerilimlere dönüştüğünü göstermekte. Bu gerginliklerin ardından Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti, bir ihtiyat ve uyarı beyanı yayınladı. Çerkesler ve diğer Kafkas eylemcileri ise her iki taraf arasında toplumsal barış ve huzurun sağlaması amacıyla çağrılarda bulundular.  Ne yazık ki gerek sosyal medyada gerekse halk içinde, her iki tarafın milliyetçi unsurları birbirlerine hakaretler ederek ve karşı tarafa suçlayarak oluşan gerginliği daha da tırmandırmaya çalıştılar. Hatta bazı Kabardey ve Balkar liderleri ile diasporadaki Çerkeslerin bir kısmı da, çatışma ortamını teşvik eden açıklamalarda bulunarak bölgede haber yapan Çerkeslerin aleyhinde konuşmaya ve eleştiriye başladı.

Kabardey Balkar Cumhuriyeti’nin eski Cumhurbaşkanı olan Arsen Kanokov ve dünyaca unlu Dağıstan’lı karma sanat dövüşçüsü Khabib Nurmagomedov’un da aralarında bulunduğu birçok ünlü isim de Kafkas halkları arasındaki huzur ve barışın devamının sağlanması için çağrıda bulundu.

ABD’nin New York eyaletinde ikamet eden Çerkes aktivist Batter Kadkoy de Kanjal savaşının barışçıl bir bicimde anılmasını desteklediğini belirterek memleketini, tarihini ve milletini seven gururlu bir Adige olarak komşularımızla birlikte yaşamayı öğrenmeli ve sadece gurur uğruna çatışmaların ortaya çıkmasına izin vermemeliyiz diye ekledi.  Kadkoy, tarihimizi inkâr edebilirler ama kim olduğumuzu asla unutmayacağız, anavatanın mevcut haliyle karşılaştığı zorluklara bölgede şiddeti de eklemenin hiç de yararı olamayacağını ve bölgede barışın daim olması için dua ettiğini belirtti.

Akıllara gelen soru, birileri, etnik ve siyasi ayrılıkların eski ve bir o kadar da derin olan Kafkaslarda, bir savaşın anma etkinliklerini bahane ederek halklar arasındaki etnik gerilimi tırmandırarak, Kafkas baharını mi başlatmaya çalışıyor?