Mustafa SOLAK | MEB Avukatlık Mesleğini Öldürüyor

Yeni ders kitapları başta anayasa olmak üzere,  TCK, Vergi yasaları, Medeni Hukuk gibi hukuk dallarının yerine şeriat hukukunu getirdiğinden avukatların çalışma alanını da daraltmaktadır. Tek tek açıklayalım.

  1. Anayasa karşıtlığı
mustafa.solak@kuzgunportal.com
@karahuseyinler ‏

Anayasamızda yazılı cumhuriyet kavramına aykırılık vardır. Fıkıh ders kitabında, Tazir, “dinin yasakladığı fakat belirli bir ceza koymadığı suçlardan dolayı verilen önleyici, ıslah edici, caydırıcı ve terbiye edici cezalar” olarak tanımlanmıştır.

Peki suç ve ceza kim tespit edecek? MEB bunun yanıtını şöyle veriyor:

“Bu cezaların düzenlenmesi devlet başkanına veya hakime bırakılmıştır.”[1]

Dahası had ve kısas cezaları sınırlı sayıda iken tazir cezalarının belirli bir sayı ile sınırlı olmadığı belirtilerek “had, kısas ve diyet gerektiren suçların dışındaki bütün suçlar için tatbik olunur”[2] ifadesiyle tazir cezasının kapsamı ortaya konmuştur.

Devlet başkanı, Kuran’a göre suç ve ceza tespit edeceğine göre en üstün dinsel otorite olan Halife yetkilerine ulaşmak mı amaçlanıyor? Hakim olarak kastedilen Kadı mı? Cumhuriyet yerine halifelik mi isteniyor?

  1. Türk ceza kanunu yerine islam ceza hukuku

  Fıkıh kitabında “İslam Ceza Hukuku: Ukûbât” ünitesinde islam ceza hukukunda suçlar ve bunlara taktir edilen cezalar ana hatlarıyla üç bölümde inceleniyor:

“a) Had cezasını gerektiren suçlar ve cezaları,

  1. b) Kısas ve diyet cezalarını gerektiren suçlar ve cezaları,
  2. c) Tazir cezasını gerektiren suçlar ve cezaları.”[3]

Had’ın tanımı ve mezheplere göre türleri şöyle açıklanıyor:

“Had, Allah hakkı olarak yerine getirilmesi gerekli (vacib) bulunan sınırlı ve belli cezadır. Haddi gerektiren suçlar Hanefîlere göre beş, cumhura göre ise yedi tanedir. Bu suçlar şunlardır: 1. Hırsızlık (Sirkat), 2. Yol kesmek veya eşkıyalık (Hirabe), 3. Zina, 4. İffete iftira (Kazf), 5. Şarap (içki) içmek, 6. Dinden dönmek (İrtidat veya Ridde), 7. Meşru Yönetime Karşı Başkaldırı, İsyan (Bağy).”

Kısas ve diyet gerektiren suçlar ve cezalarının açıklandığı yer ise şöyledir:

“Kısas ile fıkıhta suçluya, yaptığı eylemin aynısı tatbik edilerek cezalandırılması kastedilir. Başka bir ifade ile kısas, insanın hayatı veya vücut bütünlüğüne karşı yapılan saldırının misli ile cezalandırılması şeklinde tanımlanır.

Fıkıhta kısas gerektiren suçlar iki başlık altında ele alınır: Birincisi kasten adam öldürmek; ikincisi ise, etken fiil ile kasten yaralama ve sakatlama olaylarıdır.”[4]

Kasten adam öldürme suçunu işleyen kişiye kısas uygulanacağı Bakara suresi 178. ayetin şu hükmü verilerek belirtiliyor:

“Ey iman edenler! Adam öldürmelerde size kısas farz kılındı. Hüre hür, köleye köle, kadına kadın.”[5]

Yetmiyor, peygamber’den rivayet edilen konuyla ilgili bir hadis aktarılıyor:

“Kim kasten öldürülürse, bunun cezası kısastır.”

Tazir “dinin yasakladığı fakat belirli bir ceza koymadığı suçlardan dolayı verilen önleyici, ıslah edici, caydırıcı ve terbiye edici cezalardır.” Kitapta, “Kuran ceza sistemi”nde bütün suç ve ceza türlerinin tek tek sayılmadığı, bunun yerine genel ilkeler verilerek suç ve ceza tespitinin “evrensel ölçüleri” belirlendiği yazılıdır. Kitaba göre “bu cezaların düzenlenmesi devlet başkanına veya hakime bırakılmıştır.”

Dahası had ve kısas cezaları sınırlı sayıda iken tazir cezalarının belirli bir sayı ile sınırlı olmadığı belirtilerek “had, kısas ve diyet gerektiren suçların dışındaki bütün suçlar için tatbik olunur”[6] ifadesiyle tazir cezasının kapsamı ortaya konmuştur.

İmam Hatip Ortaokulu Temel Dini Bilgiler 6. sınıf kitabında “Veda Hutbesi’nden başlıklı metinde peygamberin “ ‘kasıtlı olarak adam öldürme kısas ile cezalandırılır’” [7] hadisi yazılıdır.

  1. Vergi hukuku karşıtlığı

Ganimet gelir kaynakları arasında,  vergicilikte yoktur. Ganimet Fıkıh kitabında şöyle tanımlandı:

“Savaş sırasında Müslüman olmayan düşman ordusundaki askerlerden alınan her türlü mal ve esirler.”[8]

“Fıkıh Okumaları” kitabında da “haklı savaş sonucu kazanılan ganimet meşru mal edinme yöntemlerindendir” diye yazılıdır.[9]

Oysa ganimet, çağımızın savaş hukuku içinde yer alan kavramlardan değildir. Anadolu İmam Hatip Liseleri “Akaid” ders kitabında mümin kişi için “zekât ve öşür gibi dinî vergilerle yükümlü tutulur” [10] diye yazılarak inancını diliyle ikrar etmeyen kişinin zekât ve öşür gibi dinî vergilerle yükümlü tutulmayacağı kastediliyor.

Harac, cizye modern vergiciliği de hiçe saymaktır.

  1. Medeni hukuk karşıtlığı

Fıkıh ders kitabında hakimin boşanma nafakasına hükmetmesine aykırı ifade şudur:

“Boşanma durumunda iddet süresince koca tarafından kadına ödenmesi gereken nafakaya boşanma nafakası denir. Koca, iddet sonrasında kadına nafaka ödemek zorunda değildir.”[11]

Fıkıh ders kitabında geçici evlenme engelleri de şöyle sıralanmıştır:

“• Müslüman erkek müşrik kadınla, Müslüman kadın da Müslüman olmayanlarla evlenemez.

  • Koca üç talakla boşadığı kadınla evlenemez.
  • Bir kadın bir erkekten fazla kişiyle, aynı anda evlenemez.
  • Bir adam aynı anda kadının teyze, hala ve kız kardeşi ile evli olamaz.”[12]

“Fıkıh Okumaları” ders kitabında erkeğin kadının iki akrabasıyla birden evlenmesi evlenme engellerinden biri olarak sayılmış ve şöyle denmiştir:

“Bu durum, erkeğin birden fazla kadınla aynı anda evli olması hâlinde geçerli olan bir evlenme engelidir. Örneğin iki kız kardeşin veya hala ve yeğeninin ya da teyze ve yeğeninin aynı anda bir erkeğin nikâh altında olmaları yasaklanmıştır. Ancak bu şekilde olan iki kadından evli olduğu kadın ölür ya da onu boşarsa diğeri ile evlenebilir.”[13]

Demek ki akrabası olmamak şartıyla, erkeğin aynı anda birden fazla kadınla evlenmesi olanaklıdır. Zaten “bir kadının aynı anda birden fazla erkekle evli olması yasaktır” demekle de olanaklı olduğuna açıklık getirilmiştir.

Evlenme engellerinden sayılan “din farkı” başlığının Medeni Hukukla çelişkili yönü de şöyledir:

“Müslüman bir erkek veya kadının müşrik biri ile evlenmesi yasak olduğu gibi tamamen inançsız olan ateist birisi ile evlenmesi de yasaktır. Bunun dışında Müslüman bir erkek, ehl-i kitap (Yahudi ve Hıristiyan) bir kadın ile evlenebilirken,  Müslüman kadının ehl-i kitap bir erkek ile evlenmesi de yasaktır.”

Dahası “buna göre Müslüman bir erkek Müslüman ve ehl-i kitap bir kadın ile evlenebilirken Müslüman bir kadın sadece Müslüman olan bir erkek ile evlenebilir” diye de ekleyerek evlenilecek kişinin “ehl-i kitap” veya “ateist” olmasına göre kadın ile erkek arasında ayrıma gidilmiştir.[14]

“Koca üç talakla boşadığı kadınla evlenemez” ifadesinden de anlaşılacağı üzere boşama hakkı kocanındır ve mahkemeye başvurulmadan boşanmanın önü açılıyor. Medeni yasaya açıkça aykırı bir durum. Fıkıh kitabında “Mirastan kimin ne kadar pay alacağı bizzat Kur’an-ı Kerim tarafından belirlenmiştir.” cümlesi yazılıdır.

Nafaka varken mehir düzenlendi. “İslam’ın öngördüğü nikâh, tarafların karşılıklı rızası ve şahitlerin tanıklığıyla herkese ilan edilen ve kadın için mehir gibi hakları tanıyan bir akittir. Mehir, Müslüman bir erkeğin nikâh sırasında evleneceği hanıma verdiği veya vermeyi kabul ettiği mal ya da paradır. İslam dininde mehir, kadının boşandıktan sonra yalnız başına ayakta durabilmesinin ekonomik güvencesi olarak kabul edilmiştir.”[15]

Çözüm

Görüldüğü gibi TCK yerine İslam ceza hukukunun, Medeni Hukuk yerine İslam sosyal hukuku diyebileceğimiz muamelat kavramıyla avukatlık mesleği de gereksizleşmektedir. Bu işler için ulema, kadı gibi dini otoriteler müftülere nikah yetkisi gibi aşama aşama devreye girecektir. Barolar harekete geçmelidir. Ben katkı sunarım.

NOT: Müfredat ve ders kitaplarındaki milli devlet, Atatürk, insanlık onuru, kadın ve karşıtlığına dair ifadeleri “Gayrimilli Eğitim” kitabımda geniş olarak okuyabilirsiniz.

Mustafa SOLAK Kitaplarını satın almak için kitap görsellerine tıklayınız…

[1] Orhan Çeker, Saffet Köse, Abdullah Kahraman, Servet Bayındır, İbrahim Yılmaz, Recep Özdirek, Adnan Memduhoğlu, Hasan Serhat Yeter, Editör: Recep Özdirek, Fıkıh, MEB Yayınları, Ankara, 2018, s.171. Ders kitabını şu bağlantıdan indirebilirsiniz: http://www.eba.gov.tr/ekitap?icerik-id=6540.

[2] Aynı yer.

[3] Fıkıh, s.170.

[4] Age, s.171.

[5] Aynı yer.

[6] Aynı yer.

[7] Pınar Usta Doğan, Suna Akkurt, İmam Hatip Ortaokulu Temel Dini Bilgiler İslam 6, Millî Eğitim Bakanlığı Yayınları, Ankara, 2018, s.48.

[8] Age, s.175.

[9] Abdullah Kahraman, Servet Bayındır, Recep Özdirek, Adnan Memduhoğlu, İbrahim Yılmaz, Ahmet Özdemir, Fıkıh Okumaları, 5. Basım, Millî Eğitim Bakanlığı Yayınları, Ankara, 2018, s.134.

[10] Kılavuz-Morgül-Karataş-Yaşaroğlu, age, s.27.

[11] Age, s.155.

[12] Age, s.157.

[13] Abdullah Kahraman, Servet Bayındır, Recep Özdirek, Adnan Memduhoğlu, İbrahim Yılmaz, Ahmet Özdemir, Fıkıh Okumaları, 5. Basım, Millî Eğitim Bakanlığı Yayınları, Ankara, 2018, s.105. Ders kitabını şu bağlantıdan indirebilirsiniz: httpwww.eba.gov.trekitapicerik-id=6546.

[14] Aynı yer.

[15] Age, s.14.