Mustafa SOLAK | Emperyalizmi değil Bartu Soral’ı hedef alıyorlar

Cumhuriyet Gazetesi’nde Bartu Soral, Cumhuriyet’in Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş hakkındaki yayınlarına, emperyalizmin planlarına karşı uyanık olma noktasından yaklaşarak şunları belirtmişti:

mustafa.solak@kuzgunportal.com
@karahuseyinler

“Basılı gazetenin bir yerlerinde, internet sayfasında, sık sık; ya Kavala, ya ‘Başkan Apo’nun heykelini dikeceğiz’ diyen Selahattin Demirtaş, ya üst perdeden bir HDP haberi/röportajı, ya bir köşe yazısına rastlıyorum. Gazetenin bu konudaki genel yayın tutumu ve kimi yazarların köşelerinde yargı kararları ile Demirtaş, Kavala, HDP’yi bir arada, sürekli işlemeleri beni düşündürdü…

Olay yargıdaki sıkıntıları ve mağduriyetleri vurgulamaktan öte bir hale geçer, bunun üstünden terörle ilişkili olanları masum gösterme lobisine dönüşürse soru işaretleri oluşur, bunun üstünden terörle ilişkili olanları masum gösterme lobisine dönüşürse soru işaretleri oluşur. Hukukun üstünlüğünü savunmak, temel hak ve özgürlükleri korumak, evrensel değerlere sahip çıkmak ile emperyalizmin aparatı olduğunu 40 senedir Türk halkının kalbine sokanları savunur duruma düşmek arasında kalın bir çizgi var.

Geçen hafta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bir karar verdi; HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın başvurusunu kabul ederek; ‘makul sürede yargılanmadığını’ belirtti ve serbest bırakılmasını istedi. Peki…Ama aynı AİHM, ‘FETÖ tarafından tezgâhlanan, delillerin sahteliği defalarca kanıtlanmış, tutukluluk süreleri 3-5 yıl süren Balyoz davası’ için, o davada yaşadıkları yüzünden hayatını kaybeden Cem Aziz Çakmak’ın yaptığı başvuruyu ret ederek; ‘darbe için ikna edici delillerin bulunduğuna’ hükmetmiş ve ‘Tutuklama süresi normal, tutuklamalar da keyfi değil’ kararını vermişti. Bunu nereye koyacağız?.. O halde soralım; yargının kutsalı AİHM midir? Her kararı hukuki midir? Yoksa her kararın içinde siyaset de var mıdır?”

Cumhuriyet’te Demirtaş’ın önerdiği kitaplar diye haber verildi mi?

Evet. Bunun hukukun üstünlüğünü savunmakla ilgisi olmadığı açık.

Emre Kongar, Orhan Bursalı, Zeynep Oral, Enver Aysever yazılarında Demirtaş’a dair denilene yanıt vermeyip Kavala üzerinden Soral’ı eleştirdiler. Ben en çok ne dendiğinden ziyade ne denmediğini önemserim. Soral, “hukukun üstünlüğünü savunmanın ötesine giden durum var” diyor ama bu yazarlarımız “Demirtaş, ülkenin önemli bir aydını, hangi kitapları önerdiğini bilmek iyi olur” diyemiyorlar. Soral’ın gündeme getirdiği, Demirtaş’ın “ Başkan Apo’nun heykelini dikeceğiz” sözünün hukukumuza aykırı olduğunu söyleyip hukukun üstünlüğünü savunmuyorlar. Bunları deseler ve sonra yine de eksik arasalar amenna. Bunlar yok.

Demirtaş’ı hukuku, Türk Milleti’nin birliğini çiğnediğine, Ergenekon Duruşmaları’na itiraz etmeyen emperyalizmin Demirtaş’ın tutukluğuna hukukun üstünlüğü için değil, ülkemizi ve milletimizi parçalamak için itiraz ettiğine ama yönelik sözlere tepki gösteremiyorlar ama Kavala üzerinden yükleniyorlar. Elbette Demirtaş da adil yargılansın. Ama Soral “oh olsun, adil yargılanmasın” demiyor. Konuyu başka noktaya çekiyorlar. Onların sorusuyla sorayım:
Vicdani mi? Hukukun üstünlüğünü savunmak böyle mi olur?

Bartu Soral, açıkça “hukukun üstünlüğünü savunmak ve mağduriyetleri herkes için dile getirmek başka, Osman Kavala gibi bir profili yargı hatasından ötürü sürekli gündeme taşıyarak masum göstermek başka!” dediği halde Ali Sirmen “Selahattin Demirtaş ile Osman Kavalı’nın haklarını savunmak, onların görüşlerini paylaşmak demek değildir. Bu, demokrasiyi savunmaktır.” diyerek konuyla ilgisiz yazıyor. Aynı ilgisiz cümle Mustafa K. Erdemol’un şu cümlesinde de var:

“Osman Kavala’yı da Demirtaş’ı da soldan eleştirenlerden biriyim. Söylediğim çok basit, biri adil yargılansın, birinin de hakkındaki serbest bırakılma tavsiyesine uyulsun…”

Özlem Yüzak, Zafer Arapkirli de Soral’ın dediklerine yanıt vermiyor. Soral ne demişti:

“Ya “Başkan Apo’nun heykelini dikeceğiz” diyen Selahattin Demirtaş, ya üst perdeden bir HDP haberi/röportajı, ya bir köşe yazısına rastlıyorum… Esasen bir tedbir mahiyetinde olan tutuklamanın ölçüsüz uygulanması ile şüpheliler açıkça hüküm giymeden cezalandırılıyor. Ve en temel anayasal haklarımız ihlal ediliyor. Bu kesinlikle kabul edemeyeceğimiz bir uygulama.”

Soral’a itiraz edenler bu cümlelerine katılıp katılmadıklarını belirtmeli önce.

Not: İlgili yazarların yazılarını http://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar bağlantısından okuyabilirsiniz.

Mustafa SOLAK Kitaplarını satın almak için kitap görsellerine tıklayınız…