Mübo | Düğün

Çizim: @florhasanlnd

efenim izne çıkacağımdan peşin peşin yazı hazırlamam gerekiyordu, yoksa editör ağır konuşuyo biliyosunuz. memleket gündemi de malumunuz iki dakka da bi değişiyo. gelecek günlerin gündemini kestiremediğimden bi anımı anlatayım dedim.

mubo@kuzgunportal.com
@bandteknesi

bu anıyı daa önce anlatmıştım bi yerlerde ama olsun, kotası yok vergisi yok anı anlatmanın. bu aklı da sayın sevgili editörümüz verdi zaten. muhalefet partileri dön dolaş aynı yerde takılıyo kimse bişe demiyo, bana da demezler diye düşündüm. ilaveten, ben anlatmıştım ama florHasan çizmemişti, florHasan çizecek yeni olacak.

benim düğün dernekle pek işim olmaz. lakin toplumsal/sosyal bi varlık olduğumuzdan, katılmak zorunda kaldığımız düğünler oluyo.

bi gün katılmak zorunda kaldığım bi kına gecesindeyim. “cenazeye gitcen ağlayacan, düğüne gitcen oynayacan” ilkesiyle ortama uyum sağlıyorum. özne kızı oturttular evin ortasında bi sandalyeye. başına kırmızı örtüyü örttüler. akbabalar gibi döncez etrafında. ağlatcaz. çember olduk komut bekliyos.

katılımcı ihtiyarlardan biri “önce kına duası okunsun” dedi. “tamam, oku” dediler. “bilmiyom ki” dedi. “töbe töbe bilmediğin şeyi niye öneriyon” dedim, içimden yüzüne karşı.

“filanca yenge bilir” dediler. mutfaktan tutup getirdiler yengeyi, çay sigara falan yapıyodu herhal. dedi “ben bilmiyom kına duasını.” haydaaa!

fişman hala okusun dediler. onu da bulamadılar evin içinde, kadın tuvalette falandı belki. dönecez, duacı bulamıyolar, kaldık ayakta.

“akbabalar rahatsız” dedim “isterseniz ben size bi şiir okuyum”. abuk bi sessizlik! pis pis baktılar bana. “yahu ne bakıyonus pis pis, en azından yapabileceğim şeyi öneriyorum. maksat işler aksamasın, program aksın” dedim, içimden yüzlerine karşı.

“bir arada yaşam”ı sükseli bulduğumdan değil, inandığımdan savunuyorum, yeri geldikçe de gereğini yapıyorum bence. neyse… bulamayınca bi duacı, başladılar “yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar” demeye. aldık komutu, başladık kızın tepesinde dönmeye. kız ağladı, çay içtik, pasta yedik, iki de göbek attık. döndüm geldim evime. açtım bi bira, verdim kolonlara coşkuyu, şu dünyadaki en mutlu kişi mutluluk verendir, şu dünyadaki sevilen kişi sevmeyi bilendir la la la laylara ninay nom lala ninay nom…