Medya Dedektifi | HDP’ye gece dersleri

medya.dedektifi@kuzgunportal.com

Bir süredir editörden homurtulu mesajlar alıyorum “Yeter artık, yolla yazını! Halk senin yüzünden posta kutularını patlattı, hem Kemal Yoldaş’ın taraftarları da merakta kaldı…” türünden.

Ben de geçiştirmek için “Seferi olana bak oruç bile caiz değil.” minvalinde yanıtlar verip “Dua et harcırah istemiyorum” diye de ekleyip aba altından sopanın ucunu da gösteriyordum. Neyse vazgeçtim, halkımızı soğutmayalım yazayım dedim.

Öncelikle editörlük mesleği hakkında bir iki naçizane fikrimi paylaşayım. Editör dediğin anlayışlı olacak. Yazar gitmiş bir adaya güneş, kum, deniz vs. falan derken kafasını Türkiye’de “HDP yok şöyle olmalı, böyle olmalı…” diye yazıp çizen bu işten ekmek çıkarmaya çalışan bir kısım -ama özellikle Gazete Duvar’ın sütunlarına tünemiş olan- münevverana takıp onlara mı mani olacak. Olmaz, bana yakışmaz. Varsın ne halleri varsa görsünler.

HDP yönetimini beğendiğimden değil ama çoğu zaman değiştirmek için somut bir iş yapmıyorsan gerisinin gevezelik olduğunu bildiğim için. Ayrıca ve elbette bu mühim aydınlarımız eminim ki bizzat HDP taraftarları üzerindeki baskı ve terörü berhava etmek için elinden geleni yapıyordur; üstelik “hep birlikte” bu karanlık dehlizden çıkmak için gerekli örgütlü çaba içindedirler. O yüzden bana laf düşmez.

Yalnız şunu hatırlatayım söz denilen şeyin evet bir noktadan sonra kimin tarafından üretildiğinin bir önemi olmayabilir, fakat bir noktadan sonra. Şöyle yazıların* işaret ettiği bir ortamda henüz o bir noktaya gelindiği ise sanırım pek söylenemez.

Cumhuriyet’i kutlarım

Cumhuriyet gazetesinin gözlerinde öpme nedenim basit. Son yıllarda okuduğum en “ derin” yazarı keşfetmiş, sayfalarına taşımış. Nihat Genç falan solda sıfır kalır. Onun gibi mugalâta yapan cinsinden de değil, “bilimsel verilerle” ırkçılığını destekliyor. Ne de olsa devlete memur bir çevrede yetişmiş. Buda zaten Cumhuriyet geleneğine yakışır.

Bu gazetenin yazarlarının çoğu gibi solculuk sakızı çiğneyen Enver Aysever ve Mustafa K. Erdemol’un beraber dans etmekte zorluk çekeceğini sanmam, fakat hala oralarda sosyalistlik iddiasını sürdüren Ergin Yıldızoğlu’nun ne yapacağı merakımı celbediyor. İnsan çünkü şöyle alıntılar paylaşan kişilerden farklı şeyler bekliyor:

“Faşizm tartışılacak bir düşünce değil, savaşılacak bir eylemler kümesidir… Faşist, ortaokuldan arkadaşın bile olsa, tartışma artık bitti, şimdi mücadele zamanıdır

Not: Değerli okurlar Okinawa’daki tatili uzatmaya karar verdim, çünkü hayat cezbedici. Arkadaşım kovmadığı sürece biraz daha buradayım. Söz fırsat olursa size de bir gün mutlaka Okinawa maceralarımı anlatacağım.

*http://t24.com.tr/yazarlar/murat-sabuncu/abd-turkler-ve-kurtler-arasinda-cozum-icin-devrede-mi,20764