Medya Dedektifi | Ergin Yıldızoğlu ne yapıyor?

Ergin Yıldızoğlu ne yapıyor? ; Bir süredir dünyada gelişmekte olan faşizmi anlamaya dönük çok yerinde yazılar kaleme alıyor. Mutlaka okunmalı ve üzerinde düşünülmeli. Bu meselenin iyi yanı. Fakat bu yazıları nerede yayınlıyor, burada kimlerle omuzdaşlık yapıyor sanırım bu da önemli. Çünkü faşizme karşı mücadeleden bahsediyorsunuz, diyet muhabbeti yapmıyorsunuz-Gerçi orada bile seçici olmakta yarar var, bir tasavvur etsenize rotayı hepten faşistliğe kırmış adı lazım değil hamfendinin eline düştüğünüzü- Neyse asıl konuya gelecek olursak biraz Sayın Yıldızoğlu için tekrar olacak ama yine de soralım: Bartu Soral ve Barış Doster gibilerden geçilmeyen Cumhuriyet gazetesindekilerle mi yoldaşlık yaparak faşizme karşı mücadele etmeyi düşünüyorsunuz? Öyleyse Sayın Yıldızoğlu bunları niye yazıyorsunuz:

medya.dedektifi@kuzgunportal.com

“…Faşizme karşı, nostaljik, geriye doğru bakan akımlara güvenerek, başarılı bir mücadele hattı yaratılamaz. Faşizme karşı, bir “öteki” nefreti içeren duyarlıklara sahip akımlarla birlikte direnilemez. İkincisi, faşizme karşı mücadeleye, karşıt hareket yaratma çabalarına, ancak ve öncelikle, işçi sınıfının (çalışanların) gelişmekte olan sektörlerde çalışan, iyimser, özgüveni ve özgürlük refleksi güçlü, faşizmin propagandasının içeriğini kolaylıkla görebilen, nostaljiye kapılmayan kesimleri önderlik edebilir.”*

Bu çıkarsamaya bakarsak Sayın Yıldızoğlu’nun faşizme karşı mücadelede elbette şöyle şeyler yazanlarla pek bir ortaklığı olmamalı:

Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki gelişmesi ile geleceğin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır.”**

Yanılıyor muyum?

Kemal Yoldaş ve hurmalar

Yoldaş Kemal ve avenesinin halleri Yıldıray Oğur’un ağzına kadar düşmüş*** yazık.  Bende de suç var, zamanında büyüğü olarak onu uyarmalıydım. Gerçi başka abileri de söylemiştir “bu ordu mordu biraz dikkatli olmak lazım…” falan diye ama komünist dediğin abi lafı dinlemez. Fakat işte öyle olmuyor bıldır yenilen özellikle ham hurmalar malum…

Böyle bırakayım ne hali varsa görsün diyorum, fakat gönlüm el vermiyor. Yoldaş Kemal’e tavsiyem insanın bazen siyasal tecrübesi-hele örgütçülük konusunda zayıfsa- olanı biteni anlamaya yetmeyebilir, o yüzden eğer etrafındakiler sakalı değirmende ağartmamışsa ara sıra kulak verse iyi olur.

Solculuk mu devlete sadakat mi dersiniz?

Değerli bir öğretim üyemiz şöyle demiş “Gazi’nin Japonca, Rusça, Almanca, Rumca, Bulgarca ve Fransızca bildiğini bilir misiniz?” Önce tamam şu Avrupa dillerini biliyor olabilir deyip geçtim ama o Japonca niyeyse sanki pek gitmemiş gibi geldi. Tabii iyi kötü mürekkep yalamışsanız işkembe-i kübradan sallamazsınız, kaynak gösterirsiniz. Takipçileri de zaten sormuş Ufuk Uras’a ama yanıt yok. Fakat bence asıl yanıt Sayın Uras’ın yakınlarının da aralarında olduğu ertesi gün düzenlenen operasyondan geldi. Yoksa Sayın Uras iyi saatte olsunlara karşı bir Gazi nazarlığı mı asmak istemişti?

Bütün hikayeler dönüyor dolaşıyor sanki devlete sadakat denilen Ortadoğu’nun en aşılmaz barajına mı geliyor, ne dersiniz?

Not: İkide bir Londra’dan “hadi artık gel” diyen çığıran arkadaşlara duyurulur, kovulana kadar gelmeyeceğim. Burası rahat, güneşli, o yağmurlu dondurucu havada ne işim var! Bi zahmet üsteki videoya bakıverin…

*http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/1144825/Fasizmi_dusunmek_-_III.html

**http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/1145710/Yeni_dunyada_Turkiye_nin_yeri.htm

***http://www.karar.com/yazarlar/yildiray-ogur/facebook-postu-olabilecek-iddialarla-tutuklanmak-8446