İstismar varsa ne yapacağız?

İstismar konusununun daha çok konuşulması ve hukuki boyutlarının ele alınması için başlayan yazılarımızın ikinci kısmında, istismarın varlığı halinde neler yapabileceğimizi siz okurlarla paylaşmak isterim.

twitter: @AvTaciser facebook:taciserülkülevent

Bir süredir seri ve artan bir şekilde istismar vak’alarına muhatap oluyorum ve gözlemlerim odur ki, ezber bozan bir döneme girmiş bulunuyoruz. İstismarın sosyal ve eğitim seviyesi yüksek kişilerde de sıklıkla yer alması, toplumsal olan bu soruna ivedi çözüm yaratılması ihtiyacını da beraberinde getirmekte…

İstismar genel olarak bilindik yerlerde ve tanıdıklar tarafından gerçekleşmektedir. Garip bir şekilde ülkemizde istismar eylemlerinde en çok öğretmen ve imamlar fail olduğu dikkat çekmektedir. Bu meslek mensublarının güven ilişkisine dayalı konumları, “Eti senin, kemiği benim” şeklindeki teslimat, ne yazık ki istismarın tesbitini de zorlaştırıyor.

Aslolanın ‘çocuk ve kadın beyanının doğru’ olduğu kabulünden hareketle, öncelikle kısaca istismar tespit ettiğinizde neler yapılabilineceğine değinmek istiyorum:

1) Eğer bir çocuk size, istismarı haber veriyorsa, siz bunu hiç vakit kaybetmeden çocuk savcılığına bildirmek zorundasınız.

2) İstismar bilgisine ulaştığınız an, suçu ihbar etmezseniz, suça yardım ve yataklık yapmaktan siz de suçlu sayılırsınız. Unutmayın!

3) Çocuk savcılığı adliye içerisinde bulunuyor.

4) İster inanın ister inanmayın, çok hızlı çalışan ve işini şansa bırakmayan bir birim.

5) Savcılığın devreye girmesi için suç duyurusunda bulunulması şart.

6) Suç duyurusu saat 16:00’ya kadar yapılırsa, savcılık aynı gün çocuğu korumaya alabiliyor.

7) Suç duyurusu yapılınca, ilk yapılan çocuğu korumaya almak, diğer tüm işlemler ve araştırmalar sonra yapılıyor.

8) Alo 183 gelen ihbarı çocuk savcılığına bildirmekle yükümlü, bu hat üzerinden yapılan ihbar direkt savcılığa iletiliyor.

9) Suç duyurusunda somut bilgi vermek şart. Çocuk kimdir, adresi nedir vs…

10) Hiçbir yere ulaşılamadıysa, ilgili şehrin barosuna yazılı başvuruda bulunabilirsiniz.

Bu süreçte fikir ve tesbitlerinden faydalandığım çokca uzman var. Bunlardan biri Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Doktora Öğrencisi Sayın Sait Yıldırım. Zaman zaman burada kıymetli çalışmalarına da yer vereceğim.

Son on yılda istismar suçlarının yaklaşık yedi kat, aynı şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkûm sayısının sekiz kat arttığı tespit edilmiştir. Ve bilinenin aksine cinsel istismar eylemleri en çok Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde görülürken, en az Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde gözlenmektedir. Çok şaşırtıcı değil mi?!

Ceza yaptırımlarının artmasının, suçluların istismar eylemini tekrarlama oranını azaltacağı da bir gerçektir. Bu demek oluyor ki, istismar ve tecavüz olaylarından vak’anın yargıya taşınması, adil ve hızlı yargı süreci genel bir sorun olan istismarın, derece derece azalmasını sağlayabilicektir. Bu konuda yargı mensuplarımıza büyük sorumluluk düşmektedir.