Hüseyin Hakkı Kahveci | Bundan sonrası sorulu işaretlerde

Eski CIA üst düzey yöneticisi ve  FETÖ’nün referansı olarak bilinen Graham Fuller , kendi blog sitesinden bir açıklama yayımlamıştı.

Hüseyin Hakkı KAHVECİ
@hhakkikahveci
kahvecihakki@gmail.com

Bugüne kadar Türkiye hakkında 3 kitap yazmış olan Fuller, Washington’da ve CIA içinde halen çok sayıda insanın “eski usul rejim değişikliği hevesinde” olduğunu belirterek ABD’de Türkiye’de darbe yapılmasını isteyen geniş bir istihbarat ve siyasi çevre olduğunu açıkça söyleme cüretinde bulunmuştu.

Fuller, Erdoğan 2011’de görevini bıraksaydı Türkiye Cumhuriyeti  tarihinin en başarılı başbakanı olarak anılacağını da iddia ederken şu satırları yazıyordu .“Ancak şimdiki tutum ve davranışları ona 2019 yılındaki seçimlerde çok pahalı biçimde mal olacak.”

Yani 2019 yılı için tehdit sayımız artıyor . Bakalım ne tarafa döneceksek anlayacağız.

Dayanamayan Fuller başka noktalardan bize işaretler vermiş .

Fuller’i History Today de yayımladığı yazısıyla, Erdoğan’ı, II. Abdülhamid ile kıyaslayan William Amstrong imzalı makalede, imparatorluğun çöküş döneminde padişahın ülkesini demir yumruk ve zorbalıkla yönettiği belirterek, imparatorluğun İslamcılık akımıyla yürütülmeye çalışıldığı ve Batı’yla olan bağlarının koparıldığını yazıyordu . Abdülhamid’in de tahta geçtiğinde büyük bir reformcu olduğundan yola çıkarak padişahın hayatının Erdoğan’ın siyasi kariyeriyle örtüştüğünü  söylüyor.

Tam bizim Ak kafalar gibi . Onlar farklı bir şey söylemiyor. Eminim bundan hoşnut olmuşlardır. Saray ve çevresi sonunda Atatürk ile değil de Abdülhamit ile kıyaslanmayı büyük şeref addetmişlerdir.

Amstrong yazısının sonunda “Abdülhamid sonunda kendilerine ‘Genç Türkler’ adını veren ordu içerisindeki geniş katılımlı bir grubun askeri darbesiyle 1909’da görevinden uzaklaştırıldı. Darbenin amacı devleti Anayasal yönetime döndürmekti” diyerek tarihsel bir noktayı işaret etmiş .

Gelelim 2019 Mart’ında mahalli genel seçimler var.İktidar referandumdaki gibi İstanbul ile Ankara’yı kaybederse ne olur?

Eğer 2019 Mart sonunda böyle bir sonuç alınırsa ,işte o an Türkiye’nin savaşa girme ihtimali gündeme gelecektir.

Çünkü Erdoğan şöyle düşünüyor. Anayasa ilk dört madde değiştirilmeli . O halde anayasal çoğunluk elde edilmeli . Maalesef CUMHUR ittifakı gümledi .

Olası muhtemel derinleşecek olan ekonomik kriz ve iç dinamiklerin bozulmuş harmonisi sonucunda senkronize hareket edemeyecek olan AKP kadroları yeniden erken seçim düğmesine basabilir.

Bunun için her daim kendilerini sokaklara atarak insan öldürecek o kadar çok insan var ki , İdlip muamması . Nerede bu teröristler demiyorum . Bizzat resmi ağızlar sivil adı altında bunların Türkiye sınırına doğru yürümeye başladığını açıklamıştı.

Ehh yani bir iç çatışma ortamı ekonomik krizi pekala İSTİKLAL VE İSTİKBAL mücadelesi adı altında maskeleyebilir. İç savaş ve Fırat taraflarında doğusunda bir yerlerde müdahale kokuları var iken , bunu  düşünmemek masal olur.

Erken seçim veya yerel seçim düğmleri bir anda seçim erteleme ve meclisin kapanması sonuçlarıyla karşı karşıya kalınabilir. Malum savaş durumunda yasal olarak seçim pekala erteleniyor ki geçtiğimiz referandumda bilinen tavırlar sergileyen Yüksek Seçim Kurulu böyle bir tabloda bu kararı anında verecektir.

Peki kiminle savaş mı? Ondan kolayı ne var!

Nasılsa düşman bulmakta sıkıntı yok, her yanımız onlarla dolu!

Yok Ege’deki 18 adamızın gaspını bahane edip Yunan’a harp ilan edemezler zira ABD ile AB’den korkarlar. Suriye ve Kuzey Irak bağlamında bir harekat gündeme gelebilir.

Mesela oralardan gelecek can kayıplarına sebep olacak bir kaç saldırı savaş sebebi sayılıp Türk ordusu güneyimizdeki sınırı geçebilir.

PKK terör örgütü , metropollerde bombalar patlatıp katliamlar yaparsa Kandil veya Sincar’daki PKK üslerine kolordu seviyesinde çıkarmalar yapılabilir ki bunun adı da elbette savaştır.PYD bağlamında da benzer adımlar atılabilir.

İşte bütün bunlar seçimi erteletir. Kamuoyu ve ahali yemez demeyin, medya ellerinde, her türlü algıyı oluştururlar.

Zaten ekonomik krizden bunalmış olan bizim ahali biraz festival havasına bürünmüş olur . Bu arada İRAN – TÜRKİYE sınırı arasında yer alan mayınlar bir Güney Afrika firması tarafından temizlenmiş oldu . Böylece , ABD ambargosu ile her an İran için füze sesleri doğu sınırımızda yankılanabilir.

Birisi savaş başlatır ve onun yarattığı sonuçlarla iklim ters-yüz edilmeye çalışılır.

Dış dünya’nın tepkisi olmaz. Can telaşında olan iktidar onları değil o gün, bugün bile zerre umursamıyor.

İktidar kadroları Türkiye’de iktidar değişimini asla ve kat’a ellerde çiçeklerle yapmayı düşünmüyorlar.

O akademisyen kılıklı bilgi cahilleri , kalemşör olduğunu iddia eden gazeteciler falan var ya , onlar bir anda süt dökmüş kediye dönmeyecekler .

Hazreti Google kayıtları ile önlerine konulacak olan ADALET terazisine baka kalacaklar.

Türkiye’yi uzun yıllardır yönetenler, iktidarı kaybettikleri an hesaba çekileceğini biliyor.Öyle olduğu için de her şeyi göze alabilirler.Evet AKP yaptığı bunca yıkım sonrasında gitmeden önce de böyle bir tehdidi vad ediyor.Bu yüzden gözleri karaymış havası estiriyorlar.

Önümzdeki aylarda yaşanacak ekonomik çöküş ve siyasi krizler bize gösterecek ki , orta yerde kimse kalmamış.

Kuşkusuz bu tabloyu aşmanın yolu elbette sokak değil. Sokak kargaşa ,iç savaş ve bölünme getirir.

Yasalara uyularak yani kansız bir devir-teslim ülke geleceği adına olmazsa olmaz. Fakat ! Karşımızda , son seçimde sonuçlar açıklanmadan silahla sokağa inenler var . Kısaca YSK üzerinden yapılmış olan açıklama kesin sonuç olarak lanse edilmiş olsa bile , sonuçlar şüpheli.

Bahçeli yine sahne alabilir. Hani yerel seçime tek başına girdiğini söylese bile Bahçeli bey , çok şeyi göze alamaz.

Bugünler gelip geçer . Ama yaşananlar ve yapılanlar unutulmaz. Uzun yıllar konuşulacak olan bir sürü hatıra geride kalmışken illa hikayeleri olacaktır.

Bahçeli bey her an , savaş ve ülke bekası deyip, “Bu şartlarda seçim olmaz ama Anayasa’yı TBMM’de değiştirip ilk dört maddeyi kaldırmaya yeltenebilir mi! ” diyerek sürpriz bir adım atabilir mi?

Bu konuda AKP ancak konsensüsü HDP ile bulabilir. Bahçeli bey bu çukura düşmez. Ve kendisi için zaten bitmiş olan siyasi kariyerini daha fazla riske etmez.

AKP ,koltuk ve iktidar için her şeyi yapar.Ve bunu savaş şartlarında ülke adına feragat diye de pazarlarlar..

Yani illa bu pilavın bir alıcısı olacaktır. Ama emin olun . 2019 dönüm noktası falan değil . Birileri için on altı yılın final kısmı olabilir.

Bu arada AKP ve kadrolarının Türkiye için verecek olduğu bir şey olduğunu düşünmüyorum. Artık çok yoruldular.  Ve akli olmaktan öte düşünemiyorlar. Stratejileri yok . Kısaca yok hükmündeymiş gibi davranmak gerekiyor. Peki , diğer siyasi partiler ! Hepsi aynı durumda .

Yerel seçim sonuçları tüm meclisi ve tüm partileri fena sarsacak.

Artık DEMOKRASİ tanımında olan vatandaşın kendi kendisini yönetmesi talebi , siyaseti ve ideolojileri sandık denilen çöplüğe gömecek .

Bu haftalık bu kadar ..

Efendim 17 ve 18 Kasım 2018 tarihlerinde TÜYAP kitap fuarında imza günlerinde olacağım .

Son kitabım “ Mühürlü Vagon “ çıktı .

Ve bir hatırlatma diğer kitaplarım ..

  • RABITA – Uğur Mumcu`dan sonra
  • Atatürk`ün Yasaklanan Kitabı
  • Yahuda – Atatürk ve Cumhuriyete kuşatma ..Okuyunuz.

Hüseyin Hakkı KAHVECİ Kitapları