Deniz ALTIOK | THE PUNISHER: Alışılagelmişin dışında…

Netflix orijinal yapımı dizilerine Marvel süper kahramanlarını eklediği günden beri herkes büyük bir heyecan ve merakla ekran başına oturuyor. Daredevil, Iron Fist, Jessica Jones, Luke Cage, The Defenders dizilerinin artı ve eksi yönleri tabii var ama bu yazımızda bu evrenin içinde en başarılı dizilerden olan The Punisher’ı mercek altına alacağım.

@AltiokDeniz deniz.altiok@kuzgunportal.com

Diğer dizilerden Daredevil ve The Defenders’ı izledim. The Defenders birçok süper kahramanı içinde barındırsa da konu, düşman, olay örgüsü çok havada kalan bir diziydi. Daredevil’ı ise çok beğendim. Karanlık atmosferi, süper kahramanlarında yenik düşmesi, dayak yemesi, yaralanması gibi ögeler beni diziye daha da bağlamıştı. İşte Punisher’da bunun daha da özenilmiş ve kaliteli halini izliyoruz.

Şiddetin ve Aksiyonun Uyumu

Punisher karakterini Netflix yapımlarında ilk kez Daredevil’da gördük. Ailesinin hikayesiyle, sert kimliğiyle ilk orada tanıştık. Punisher’ın yaratıcısı Steve Lightfoot, Punisher karakterine ise Jon Bernthal hayat veriyor. Yan rollerde de Amber Rose Revah, Ebon Moss-Bachrach, Ben Barnes gibi isimler yer alıyor.

Dizinin konusu ise; Frank Castle eşinin ve çocuklarının öldürülmesiyle çıktığı intikam yolculuğunda kendisini birden yer altı dünyasının içinde bulur. Frank’in hayatında iki ailesi vardı biri eşi ve çocukları diğeri ise ordudaki arkadaşları. Orduyla ailesinden de çok zaman geçirdiği için onlara güveni sonsuzdu Frank’in. Lunaparkta çocukları ve eşiyle eğlenirken en mutlu oldukları anda ailesini kaybedince Frank’de kendisini kaybetti. Ailesini kaybedince adım adım Punisher’a dönüştü. Ailesinin cinayetinin arkasında ordunun olması, en güvendiği insandan aldığı darbe, bu intikam yolculuğunda hiç de hesapta olmayan onun gibi ailesine değer veren Lieberman ile çalışması…

“One batch, two batch, penny and dime”

İlk sezonu 13 bölüm olarak yayınlandı ve 2. sezon onayını aldı. 13 bölüm boyunca Punisher gibi o intikam hissine bürünüyor ve hikayenin içine birden dahil oluyorsunuz. Frank’le birlikte üzülüyor, sinir oluyor, nefret ediyor ve ağlıyorsunuz. Şiddetin ve aksiyonun uyumu bu dizinin altın ögesi. Ana unsurları şiddet ve aksiyon olunca izleyen herkes büyük beklentilerle diziye başlıyor ve o beklentileri sonuna kadar karşılıyor. Kamera açıları o şiddeti ve aksiyonu o kadar güzel gösteriyor ki olayın içine giriyorsunuz. Dövüş sahnelerindeki yakın çekimler, takip sahneleri, makyajlar, sesler diziyi daha da yukarıya çıkarıp kalitesini belli ediyor.

Diziyi izleyince fark ediyoruz ki Punisher karakterini başka kimse canlandıramazdı. Buğulu bakışları, sert mizacı, nefreti, şiddeti resmen Jon Bernthal için yaratılmış bir karakter. Jon Bernthal dizinin tüm yükünü omuzuna yüklemiş ve harika bir iş çıkarmış olsa da dizideki yan rollerde hiç sırıtmıyor. Düşmanların alt metinleri, karakteristik özellikleri klişelikten bir nebze uzak, Dinah Madani rolünde izlediğimiz Rose Revah biraz göze batıyor ama o da aslında rolünün mağduru oluyor. Madani karakterine hemen ısınamıyor hatta bazı davranışlarını gereksiz bulduğunuz dakikalar, bölümler oluyor/olacak.

Bildiğiniz Kalıpları Yıkın!

Dizinin kamera arkası ekibi ön hazırlığını uzun ve sıkı tutmuş. Makyajlar, kanlar, kemik sesleri, mekanlar, kostümler gibi alt başlıklarda sanat departmanı çok başarılı bir iş gerçekleştirmişler. Kurgusu, kullanılan müzikler, jenerik ve dizinin konusuna uygun olan karanlık atmosfer dizinin ilmek ilmek örüldüğünü seyirciye gösteriyor. Senaryo ise ayrıca işlenmeyi hak eden bir unsur. Çünkü dizi genel itibariyle şiddet ve aksiyon temasında olsa da psikolojik ve duygusal sahnelerle de sıkça karşılaşıyoruz. Özellikle Punisher’ın her bir bölüm bir adım daha fazlasını gördüğü kabusları, ailesiyle olan flasbackleri, kendi içinde yaşadığı git gel durumları seyirciyi fazlasıyla etkiliyor. Alışılmışın dışında, süper kahramanlara yeni bir soluk getirdi Punisher.

Yayınlandığı dönemde Amerika’daki şiddet olaylarından dolayı hak ettiği ilgiyi göremedi Punisher ama ikinci sezonuyla bu ilginin daha fazla gösterileceğinden eminim. Dizideki düşmanımız sezon finalinde Punisher ile dehşet verici karşılaşması için bile izleyebilirsiniz. Zaten sezon finaline doğru tansiyonlar iyice yükseldiği için aksiyonu bol, temposu yüksek bir karşılaşma kaçınılmaz oluyor. 2. Sezonu onay aldığı hatta çekildiği şu günlerde yeni karakterler, düşman/düşmanlar merak konusu. Çizgi romanda Punisher’ın düşmanı Jigsaw (Yapboz) isimli bir mafya tetikçisidir. Dizinin 2. Sezonunda büyük ihtimalle Jigsaw karakterini izleyeceğiz.

Ortalama 50 dakika bölüm uzunlukları, birden şıp diye bitecek bir dizi olmasa da süreye yayarak izleyebilirsiniz. Zaten bir başlayınca merak duygusundan bir sonraki bölüm, bir sonraki bölüm derken kendinizi kısa sürede sezon finalinde bulabilirsiniz. Hala izlemediyseniz ve merak ediyorsanız kaliteli bir yapım sizi bekliyor. İyi seyirler.

https://www.youtube.com/watch?v=lIY6zFL95hE