Sol Açık | Bu ülkede Fenerbahçeli (öteki) olmak -1-

Fenerbahçe Spor Kulübü, geçtiğimiz hafta resmi sitesinde özel bir bölüm açarak 1924 yılından itibaren kazanmış olduğu şampiyonlukların geçerli kabul edilmesi için kampanya başlattı. Fenerbahçe’nin iddiası şu: Türkiye Futbol Federasyonu, FIFA’ya üye olduktan hemen sonra şehir liglerinden farklı olarak, bu yıldan itibaren ülke ligi düzenlemiş ve düzenlenen bu liglerde Fenerbahçe’nin 9 şampiyonluğu vardır. Bu şampiyonlukların da takımların toplam şampiyonluk sayılarında gösterilmesi gerekir.

instagram: sol_acik1907 Twitter: @SAcik1907 sol.acik@kuzgunportal.com

Bilindiği gibi Türkiye Profesyonel Futbol Ligi 1959 yılında kuruldu ve kazanılan şampiyonluklar bu yıldan geçerli olmak üzere kulüplerin şampiyonluk sayılarına eklendi. Ta ki, Tahkim Kurulu Beşiktaş’ın 1957’de ve 1958’de kazandıkları şampiyonlukları da kabul ederek, Beşiktaş’ın hanesine 2 şampiyonluk daha ekleyene kadar.

Fenerbahçe o dönemde bu uygulamanın hemen ardından eğer bu şampiyonluklar geçerli sayılacaksa, Fenerbahçe’nin Türkiye Futbol Birinciliği(1924-1942)’nin kuruluşundan hemen sonra kazandığı tüm şampiyonlukları da bu sayılara eklenmesi talep etmiş, ama bu talep kabul edilmemişti.

Fenerbahçe, bu sefer taktiğini değiştirdi. Bu hak arama mücadelesi kapalı kapılar ardından, güvenmediği TFF yöneticileriyle yapmak yerine, çok iyi bir dosya hazırlayarak kamuoyu ile paylaştı. Bu dosyada Avrupa’nın birçok ülkesinden örnekler verilerek Fenerbahçe’nin haklılığı çok açık şekilde ispatlanıyor. Rakiplerinin bu konudaki bütün argümanları, yine kamuoyu önünde çökertiliyor.

Fenerbahçe’nin dosyasını okumayanlar için kısa bir özet geçeyim. En önemli iddia, 1959’dan önce bölge şampiyonaları olduğu ve bir ülke liginden bahsedilemeyeceği. Bizzat TFF’nin sitesinde ilk ulusal şampiyonanın 1924 yılında yapıldığı ve şampiyonunun da Harbiye olduğu yazmaktadır. Dahası 1933’de oynanan şampiyonada 16 farklı şehrin takımı, 1935 yılında ise 22 farklı şehrin takımı mücadele etmiştir. Şimdi en çarpıcı yere geldik. 1959 yılında kurulan bugünkü adıyla Süper Lig’in ilk 8 yılının 7’sinde İigde sadece İstanbul, Ankara ve İzmir takımları mücadele ederken sadece Adanademirspor’un katıldığı 1960-1961 sezonu dört şehrin takımlarıyla oynandı. Oysaki TFF’nin Beşiktaş’a iki şampiyonluk hediye ettiği 1957 ve 1958 yıllarındaki Federasyon Kupası bir sezon 4, bir sezon da 3 şehrin takımıyla oynandı.

Dosyada örnekler çoğaltıldıkça çoğaltılıyor ve ortadaki çifte standart çok açık! Ama söz konusu olan Fenerbahçe’nin rakiplerinden çok daha fazla sayıdaki şampiyonlukları olunca iş değişiyor, çifte standart devreye giriyor. Tıpkı başka konularda olduğu gibi…

Daha sonra başka bir yazının konusu olacak Fenerbahçe’ye yapılan haksızlıklar ve çifte standartlar ama kısaca hatırlatarak yazımı sonlandıracağım.

Tıpkı 3 Temmuz Davası ile ilgili kararın Yargıtay tarafından hala bekletilmesi gibi… Fenerbahçe’nin sözleşmedeki tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen senelerdir bekletilen Kenan Evren Lisesi arazisinin Fenerbahçe’ye devredilmemesinde olduğu gibi… Trabzon’da Fenerbahçe kafilesini taşıyan otobüsü kurşunlayanların hala bulunamaması gibi… Fenerbahçe’nin ödediği milyonlarca lira vergiye rağmen, rakiplerinin vergi borçlarının defalarca silinmesinde olduğu gibi…  Rakiplerinin stadyumlarının devlet tarafından yapılması, Fenerbahçe’ye bu konuda hiçbir yardımda bulunulmamış olunmasına rağmen, şimdi de stadın arazisine göz konulmuş olması gibi çifte standarlar.

Soruyorum şimdi tüm bunların ardından: Şimdi Fenerbahçe taraftarına bu ülkede spor alanında eşit bir mücadele olduğunu anlatabilir misiniz tüm bunlara rağmen? Belki birileri anlatmaya devam eder ama Fenerbahçe taraftarı artık inanmıyor bu masallara…